Türkiye’nin 2027 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi kapsamında uzay ve havacılık faaliyetleri için 2027-2029 döneminde toplam 92 milyar 138 milyon 432 bin liralık kaynak planlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, teklif ve bağlı cetvellerin 16 Ekim 2026’da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulduğunu duyurdu. Rakamlar gerçekleşmiş bir harcamayı değil, bütçe teklifindeki üç yıllık ödenek projeksiyonunu gösteriyor. Teklifin TBMM görüşmeleri sırasında değişebileceği ve uygulamanın yıllık bütçe süreçlerine bağlı olduğu özellikle dikkate alınmalı.
Teklifte 2027 için 24 milyar 587 milyon 454 bin lira, 2028 için 30 milyar 597 milyon 399 bin lira ve 2029 için 36 milyar 953 milyon 579 bin lira öngörülüyor. Toplam 92 milyar 138 milyon 432 bin liraya ulaşıyor. Anadolu Ajansının aktardığı verilere göre 2026 bütçesinde aynı faaliyet alanına ayrılan tutar 8 milyar 729 milyon 2 bin liraydı. 2027 planı bu seviyeye göre yüzde 181,7 artış içeriyor. Bu oran da kesinleşmiş harcamadan değil teklif edilen ödenekler arasındaki karşılaştırmadan oluşuyor.
Uzay tarafında yerli teknolojilerin geliştirilmesi, araştırma-geliştirme kapasitesinin güçlendirilmesi ve test ile doğrulama altyapılarının desteklenmesi öne çıkıyor. Planlama, dışa bağımlılığın azaltılması ve yüksek katma değerli teknoloji üretiminin artırılması hedefleriyle ilişkilendiriliyor. Ancak bütçe belgesindeki bir hedef, tek başına belirli bir görevin tamamlandığı veya her projenin kesin takvime bağlandığı anlamına gelmiyor. Ayrıntılı harcama kalemleri ve proje kilometre taşları, sorumlu kurumların sonraki programlarıyla daha açık biçimde görülebilecek.
Hava ulaştırma tesisleri için 2027’de 18 milyar 713 milyon 651 bin lira, 2028’de 23 milyar 860 milyon 234 bin lira ve 2029’da 29 milyar 573 milyon 297 bin lira planlanıyor. Aynı dönemde yıllık hava yolu yolcu sayısının sırasıyla 272 milyon, 282 milyon ve 291 milyona yükselmesi hedefleniyor. Program böylece uzay çalışmalarını sivil havacılık altyapısıyla birlikte ele alıyor. Uygulama; bütçenin yasalaşmasına, ödeneklerin kurumlara dağıtılmasına, ihale ve proje takvimlerine ve ekonomik koşullara bağlı olacak.
Öngörülen artış, uzay ve havacılığın stratejik teknoloji ve ulaştırma kapasitesi bakımından daha yüksek öncelik kazandığına işaret ediyor. Bununla birlikte 92,14 milyar liralık üç yıllık toplam, bugünden kesinleşmiş bir nakit harcama takvimi olarak okunmamalı. Sonraki aşamada TBMM’deki bütçe görüşmeleri belirleyici olacak. Programın gerçek etkisi, onaylanan bütçe ile ilerleyen yıllarda yayımlanacak uygulama verileri, somut proje kilometre taşları ve gerçekleşme oranları birlikte incelendiğinde daha sağlıklı ölçülebilecek.
Meclis süreci tamamlanmadan bu tutarları kesin yatırım sonucu gibi sunmak doğru olmaz. Kamuoyunun, onaylanan ödenekleri ve kurumların yıl içindeki gerçekleşme raporlarını ayrı ayrı izlemesi gerekecek.
