Akışa DönHaberler

ABD Temyiz Mahkemesi California’daki 20 Bin Oy İçin Acil Müdahaleyi Reddetti

Dokuzuncu Temyiz Mahkemesi, Trump yönetiminin vatandaşlıkları tartışmalı yaklaşık 20 bin seçmenin posta oylarını ayırma ve saymama yönündeki acil talebine 2-1 karşı çıktı. Esasa ilişkin kesin karar verilmezken dosya 27 Ekim’deki bölge mahkemesi duruşmasına döndü.

3 dk okuma|Mefico News Haber Merkezi|
Aa
Adliye önünde boş posta oyu zarfı, oy kutusu ve adalet terazisi
Yapay zeka ile olusturulmus temsili gorsel.

ABD Dokuzuncu Temyiz Mahkemesi, Trump yönetiminin California’da yaklaşık 20 bin kayıtlı seçmenle bağlantılı posta oylarının ayrılarak sayılmamasını isteyen acil başvurusunu 2-1 oyla reddetti. San Francisco merkezli mahkeme, federal hükümetin talebini esastan kesin biçimde karara bağlamadı. Çoğunluk, bölge mahkemesine başvuruyu değerlendirmesi için yeterli fırsat verilmediğini belirterek temyiz aşamasındaki müdahaleyi erken buldu.

Karar, 3 Kasım ara seçimlerinden günler önce verilen ve seçim yönetiminin sınırlarına ilişkin önemli bir hukuk mücadelesini yeniden ilk derece mahkemesine taşıyan bir gelişme oldu. Dosyada bir sonraki kritik adım, 27 Ekim Salı günü California’daki federal bölge yargıcının yapacağı duruşma olacak. Bu nedenle temyiz kararı, uyuşmazlığın tüm hukuki iddialarını çözmek yerine, acil talebin hangi mahkemede ve hangi sırayla ele alınacağına odaklanıyor.

Reuters ve Associated Press’in mahkeme kararına ilişkin haberleri, temyiz kurulunun iki üyesinin usul ve zamanlama gerekçeleriyle federal başvuruyu kabul etmediğini doğruluyor. Her iki haber kuruluşu da uyuşmazlığın bitmediğini, ilk derece mahkemesindeki duruşmanın seçim takvimi nedeniyle kısa süre içinde belirleyici olabileceğini vurguluyor.

Adalet Bakanlığı ne talep etti?

ABD Adalet Bakanlığı, 15 Ekim’de açtığı davada İç Güvenlik Bakanlığı ile yürütülen bir incelemenin California seçmen listelerinde “muhtemelen vatandaş olmayan” 20 binden fazla kişiyi belirlediğini ileri sürdü. Bakanlık, bu kişilere gönderilen veya onlardan dönen posta oylarının vatandaşlık durumu doğrulanıncaya kadar diğer oylardan ayrılmasını ve sayılmamasını istedi. Federal makamların açıklaması, listedeki kişilerin kesin olarak vatandaş olmadığının yargı kararıyla kanıtlandığı anlamına gelmiyor; bu, davada ileri sürülen iddia.

Reuters’ın aktardığına göre bakanlık, listede yasa dışı oy kullanmayla ilgili suçlamalarla karşılaşmış 28 kişi bulunduğunu söyledi. Ancak yaklaşık 20 bin kişinin kaçının mevcut seçimde gerçekten oy kullandığı açıklanmadı. Federal ve eyalet yasaları vatandaş olmayanların federal seçimlerde oy kullanmasını yasaklıyor; davadaki tartışma, bu yasağın varlığından çok federal listenin güvenilirliği, seçmenlerin uygunluğu ve devam eden seçimde uygulanabilecek hukuki çarenin kapsamı üzerinde yoğunlaşıyor.

California listenin doğruluğuna itiraz ediyor

California Başsavcılığı, federal listenin ciddi hatalar içerdiğini ve son anda uygulanacak bir ayırma işleminin uygun seçmenleri haklarından mahrum bırakabileceğini savunuyor. Eyalet makamlarının 26 Ekim tarihli açıklamasına göre Los Angeles County’nin 200 isim üzerinde yaptığı ön incelemede kayıtların yarıdan fazlası iptal edilmiş veya pasif durumdaydı; yüzde 38,9’unda ABD doğum yeri bulunuyor, yüzde 71,2’sinde ise oy kullanma geçmişi görünmüyordu. Bu oranlar eyaletin kendi incelemesine dayanıyor ve mahkemenin henüz kesin olgu tespiti değil.

Associated Press, çoğunluktaki iki yargıcın temyiz müdahalesini erken bulduğunu, muhalif yargıcın ise federal hukukun şüpheli oyların sayımdan önce incelenmesini gerektirdiği görüşünü savunduğunu bildirdi. Çoğunluktaki Yargıç Gabriel Sanchez, aciliyetin en azından kısmen federal hükümetin davayı seçime çok yakın bir tarihte açma kararından kaynaklandığını yazdı. Ayrı bir görüşte Yargıç Mark J. Bennett de yürütme organının California’ya oyları ayırma talimatı verme yetkisinin hukuki dayanağını sorguladı.

Karar ne anlama geliyor?

Temyiz mahkemesinin kararı, söz konusu yaklaşık 20 bin kişinin vatandaşlık durumunu doğrulamıyor veya federal hükümetin tüm iddialarını kalıcı olarak reddetmiyor. Aynı şekilde, listedeki herkesin oy kullandığını da göstermiyor. Karar yalnızca, ilk derece yargıcına başvuruyu değerlendirme fırsatı tanınmadan temyiz mahkemesinin acil müdahalede bulunmaması gerektiğini ortaya koyuyor.

Bu ayrım, seçim hukuku haberlerinde özellikle önemli. Şimdilik California’nın mevcut sayım süreci temyiz emriyle durdurulmuş değil; ancak bölge mahkemesindeki 27 Ekim duruşması, federal hükümetin oyların ayrılması yönündeki talebinin sonraki aşamasını belirleyebilir. Mahkeme kaydı ilerledikçe, federal listenin nasıl oluşturulduğu, oy kullanan kişi sayısı ve talep edilen önlemin uygun seçmenlere etkisi dosyanın merkezinde kalacak.

Kaynaklar

Bu içerik yapay zeka desteğiyle hazırlanmış, kaynakları Mefico News Haber Merkezi tarafından kontrol edilmiştir.

Beğen/beğenme butonları makaleyi sonuna kadar okuduktan sonra aktif olur.