Rusya, savaşı sona erdirmeye yönelik yeni bir girişim kapsamında Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri ile teknik düzeyde üçlü görüşmelere yeniden katılmayı prensipte kabul etti. Açıklama, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD özel temsilcisi Steve Witkoff’un 21 Ekim’de St. Petersburg’da yaptığı görüşmenin ardından geldi. Plan hayata geçerse üç ülkenin heyetleri şubat ayından bu yana ilk kez aynı müzakere formatında buluşacak.
Kremlin dış politika danışmanı Yuri Uşakov, görüşmelerin 10 Kasım’da veya bu tarihten sonra başlayabileceğini söyledi. Reuters ve Associated Press, olası ev sahibi olarak Abu Dabi’nin değerlendirildiğini aktardı. Ancak kesin tarih ve yer henüz açıklanmadı. Bu nedenle gelişme bir ateşkes ya da tamamlanmış barış anlaşması değil; müzakereleri yeniden başlatma yönünde alınmış prensip kararı niteliğinde.
Gündemin merkezinde güvenlik düzenlemeleri var
Kremlin’e göre planlanan görüşmeler, savaş sonrasında Rusya ve Ukrayna için oluşturulabilecek güvenlik sistemine odaklanacak. Witkoff, Putin’e bir gün önce Oslo’da Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile Avrupa ve NATO temsilcileriyle yapılan temaslar hakkında bilgi verdi. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı da Oslo görüşmelerini doğruladı ve savaşın sona erdirilmesi için gerekli kararların ele alındığını bildirdi.
Zelenski, üçlü görüşmelerin hızlı biçimde yeniden başlamasını desteklediğini açıkladı. Bununla birlikte önceki diplomatik girişimlerin ertelendiğini veya iptal edildiğini hatırlatarak sürecin belirsizliğine dikkat çekti. Rusya ile Ukrayna; toprakların statüsü ve uzun vadeli güvenlik garantileri gibi temel başlıklarda hâlâ farklı tutumlara sahip. Taraflar 21 Ekim’de bu konularda değişiklik ilan etmedi.
Yeni tur, 2026’nın başında ABD arabuluculuğunda yapılan üç toplantının devamı olacak. Heyetler ocak ve şubat aylarında iki kez Abu Dabi’de, ardından Cenevre’de bir araya geldi. Associated Press’e göre bu görüşmelerde savaş esirlerinin değişimi dışında sınırlı ilerleme sağlandı. Dolayısıyla son öneri, tamamlanmış bir barış yol haritası sunmaktan çok mevcut diplomatik kanalı yeniden canlandırıyor.
Putin–Witkoff görüşmesi yaklaşık üç saat sürdü
Kremlin ve uluslararası haber kuruluşlarına göre St. Petersburg’daki toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Görüşmede savaş sonrası ekonomik düzenlemeler, Avrupa güvenliği ve ABD–Rusya ekonomik ilişkilerinin kısmen yeniden kurulması ihtimali de konuşuldu. Ancak bu ek başlıklar hakkında bağlayıcı bir anlaşma duyurulmadı.
Rusya, Witkoff’un ziyareti sırasında emekli Amerikalı öğretmen Stephen Hubbard’ı serbest bıraktı. ABD ve Rusya tarafları bu adımı, Başkan Donald Trump’ın Putin’den Hubbard’ın bırakılmasını istemesinin ardından gelen bir iyi niyet göstergesi olarak değerlendirdi. Serbest bırakma üçlü Ukrayna görüşmelerinden ayrı bir gelişme ve savaşın temel anlaşmazlıklarının çözüldüğü anlamına gelmiyor.
Diplomatik açıklama yapılırken sahadaki çatışmalar sürdü. Ukraynalı yetkililere dayanan AP ve Reuters haberlerine göre Rus saldırıları 21 Ekim’de Kyiv ve başka bölgelerde can kaybı, yaralanma ve hasara yol açtı. Devam eden saldırılar, görüşme teklifine bağlı operasyonel bir çatışmasızlık bulunmadığını gösteriyor.
Süreçte doğrulanması gereken ayrıntılar
Tarafların açıklamaları görüşme iradesi bulunduğunu gösterse de henüz ortak bir sonuç bildirisi yayımlanmadı. Heyetlerin kimlerden oluşacağı, toplantının kaç gün süreceği ve hangi anlaşmazlıkların öncelikle ele alınacağı bilinmiyor. Güvenlik garantilerinin kapsamı konusunda da üzerinde uzlaşılmış bir metin bulunmuyor. Bu belirsizlikler nedeniyle görüşmelerin başarıya ulaşacağı veya liderler zirvesine dönüşeceği şimdiden söylenemez.
Sıradaki adım ne olacak?
İlk önemli gösterge, üç hükümetin tarih, yer ve heyet yapısını resmen kesinleştirip kesinleştirmemesi olacak. Teknik görüşmeler siyasi liderlere sunulacak ayrıntılı önerileri hazırlayabilir; fakat zirveye ya da anlaşmaya dönüşeceğinin garantisi yok. Şimdilik doğrulanabilen gelişme şu: Moskova üçlü formatı prensipte kabul etti, Kyiv görüşmelerin yeniden başlamasını destekliyor ve Washington aylardır tıkanan diplomasiyi yeniden hareketlendirmeye çalışıyor.
