G7 ülkeleri, küresel enerji piyasalarındaki oynaklığı azaltmak amacıyla Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üzerinden 100 milyon varil petrol ve dizel yakıtı acil rezervlerden piyasaya sürme kararı aldı. Kanada Başbakanlık Ofisi tarafından 2 Ekim 2026’da yayımlanan ortak liderler bildirisine göre salım hemen başlayacak ve dört aya yayılacak. Planın ilk 20 gününde önemli miktarda dizel arzı önden yüklü biçimde sağlanacak. Karar, G7 üyeleri ve programa katılan ortak ülkeler tarafından koordineli biçimde uygulanacak.
Karar, petrol fiyatlarındaki yükselişin haneler ve işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığı bir dönemde alındı. G7 liderleri, piyasadaki dalgalanmanın ekonomik istikrarı tehdit ettiğini ve kısa vadeli arzın güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Associated Press ve Reuters, paket kapsamında dizel ile ham petrolün birlikte piyasaya verileceğini aktardı. G7’nin hedefi, mevcut arz sıkışıklığını hafifletmek ve enerji ürünlerindeki fiyat şoklarının ekonomilere yayılmasını sınırlamak.
Ortak açıklama yalnızca rezerv salımını içermiyor. Ülkeler, rafinerilerin bakım takvimlerini aynı anda geniş kapasite kaybı oluşmasını önleyecek biçimde koordine edecek ve mümkün olan tesislerde kullanım oranlarını geçici olarak artıracak. G7 ayrıca büyük rafinaj kapasitesine sahip diğer ülkelere, özellikle dizel üretimini artırmaları çağrısında bulundu. Enerji ve enerji ürünlerinde G7 ülkeleri arasında ihracat kısıtlaması uygulanmaması taahhüdü yinelendi; diğer üreticilerden de piyasadaki gerilimi büyütebilecek yasaklardan kaçınmaları istendi.
IEA, uygulamanın izlenmesinden sorumlu olacak. Kurumdan, ilk 20 gün dolmadan piyasa etkisi ve taahhütlerin yerine getirilmesi hakkında bir rapor hazırlaması istendi. Bu raporun ilerideki acil durum müdahaleleri ve rezervlerin yeniden doldurulmasına ilişkin uygulanabilir öneriler içermesi bekleniyor. G7 liderleri, gerekirse ek dizel salımlarını görüşmek üzere IEA çatısı altında yeniden toplanabileceklerini de bildirdi.
Yeni karar, Mart 2026’da açıklanan daha büyük IEA koordinasyonlu rezerv programının ardından geldi. IEA Başkanı Fatih Birol, mart ayında taahhüt edilen 400 milyon varilin yaklaşık 325 milyon varilinin piyasaya verildiğini, bunun toplamın yüzde 80’inden fazlasına karşılık geldiğini söyledi. Birol’a göre önceki salım arz açığını sınırlamaya ve piyasalara güven vermeye yardımcı oldu. Buna karşın ham petrol akışları önemli ölçüde toparlansa da rafine ürün sevkiyatları, özellikle dizel tarafında, ciddi biçimde kısıtlı kalmaya devam ediyor.
Reuters’a konuşan Birol, yeni 100 milyon varillik kararın ardından petrol fiyatlarının düşmeye başladığını söyledi. Ancak bu gözlem, programın uzun vadeli fiyat etkisinin kesinleştiği anlamına gelmiyor. Salım dört aya yayılacak, ülkelerin katkı takvimleri IEA koordinasyonunda netleşecek ve piyasa koşulları enerji arzındaki gelişmelere göre değişebilecek. G7 bildirisi de tedbirlerin yakından izleneceğini ve gerektiğinde ayarlanacağını vurguluyor.
Plan, stratejik rezervlerin kalıcı üretim artışı yerine kısa vadeli arz kesintilerini yönetmek için kullanıldığı bir acil durum aracına dayanıyor. IEA sistemi, üye ülkelerin ciddi bir arz bozulması sırasında kamu stoklarını piyasaya vermesine veya zorunlu sektör stok yükümlülüklerini geçici olarak azaltmasına imkân tanıyor. Bu nedenle 100 milyon varillik miktar, yeni bir ticari üretim kaynağı değil; daha önce depolanmış enerji ürünlerinin belirli bir takvimle piyasaya açılması anlamına geliyor. Kararın stokların daha sonra nasıl tamamlanacağına ilişkin ayrıntıları henüz belirlenmedi; bu konu IEA’nın hazırlayacağı izleme raporunda ele alınacak.
G7, kararın merkezine dizel piyasasındaki sıkışıklığı yerleştirdi. IEA, Orta Doğu’dan ham petrol ihracatının toparlandığını ancak rafine ürün akışlarının geride kaldığını bildirdi. Yeni paketin ilk 20 gününde dizelin öne alınması bu soruna doğrudan yanıt niteliği taşıyor. Uygulamanın fiyatlar, stok seviyeleri ve rafineri operasyonları üzerindeki gerçek etkisi, IEA’nın kısa vadeli izleme raporu ile daha net görülecek.
