Türkiye’nin mal ticaretine ilişkin eylül ayı geçici verileri, ihracatta çift haneli artış ve aylık dış ticaret açığında belirgin daralma gösterdi. Ticaret Bakanlığının 3 Ekim 2026’da yayımladığı Genel Ticaret Sistemi verilerine göre ihracat, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 15,4 artarak 25 milyar 976 milyon dolara çıktı. İthalat aynı dönemde yüzde 5,9 yükselerek 31 milyar 208 milyon dolar oldu. Böylece toplam dış ticaret hacmi yüzde 10 artışla 57 milyar 185 milyon dolara ulaştı.
Aylık açık yüzde 24,8 azaldı
İhracattaki artışın ithalattaki yükselişi aşması, eylül ayı dış ticaret açığının yıllık bazda yüzde 24,8 gerileyerek 5 milyar 232 milyon dolara inmesini sağladı. Geçen yılın aynı ayında açık 6 milyar 957 milyon dolar seviyesindeydi. İhracatın ithalatı karşılama oranı da 6,8 puanlık artışla yüzde 83,2’ye yükseldi. Enerji hariç hesaplandığında karşılama oranı yüzde 100,3; enerji ve altın hariç tutulduğunda ise yüzde 97,7 olarak açıklandı.
Bu göstergeler eylül ayındaki iyileşmeyi ortaya koysa da dokuz aylık toplamlar daha dengeli okunması gereken bir tablo sunuyor. Ocak-eylül döneminde ihracat yüzde 5,2 artarak 210 milyar 973 milyon dolara, ithalat yüzde 5,4 artarak 281 milyar 998 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde dış ticaret açığı yüzde 5,8 yükselerek 71 milyar 25 milyon dolar oldu. Dokuz aylık ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,8 seviyesinde gerçekleşti.
İmalat sanayisi ihracatın ana taşıyıcısı
Bakanlık verilerinde imalat sanayisi eylül ihracatının yüzde 93’ünü oluşturdu ve 24 milyar 168 milyon dolarlık hacme ulaştı. Tarım, ormancılık ve balıkçılık ürünlerinin payı yüzde 3,5, madencilik ve taş ocakçılığının payı yüzde 2,5 olarak hesaplandı. Ülke bazında Almanya yaklaşık 2 milyar dolarla en büyük ihracat pazarı oldu. Almanya’yı Birleşik Krallık ve ABD izledi.
İthalat tarafında Çin 5 milyar 267 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. Almanya’dan yapılan ithalat 2 milyar 248 milyon dolar, ABD’den yapılan ithalat ise 1 milyar 776 milyon dolar olarak kaydedildi. İlk on tedarikçi ülkenin toplam ithalattaki payı yüzde 49 oldu. Mal grupları ve ülke dağılımı, dış ticaret dengesinin yalnız toplam ihracata değil enerji, ara malı ve yatırım malı talebine de bağlı olduğunu gösteriyor.
Geçici veri niteliği taşıyor
Eylül rakamları Ticaret Bakanlığının geçici dış ticaret bülteninden geliyor. Ayrıntılı ve kesin dış ticaret istatistikleri daha sonra Türkiye İstatistik Kurumu ile Bakanlık tarafından yayımlanacak. Bu nedenle aylık sonuçlar, dönemsel fiyat ve takvim etkileri ile daha sonra yapılabilecek veri revizyonları dikkate alınarak izlenmeli.
Yine de eylül ayında ihracatın ithalattan daha hızlı artması, aylık açığın daralması ve karşılama oranının yükselmesi dış ticaret dengesi açısından olumlu bir kısa vadeli sinyal verdi. Dokuz aylık toplamda açığın geçen yılın üzerinde kalması ise aylık performansın yıl geneline otomatik biçimde taşınamayacağını ortaya koyuyor. Önümüzdeki aylarda enerji maliyetleri, ana ihracat pazarlarındaki talep ve ithal ara malı ihtiyacı toplam görünüm üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.
Takip edilecek göstergeler
Dış ticaret verilerinin kalıcılığı değerlendirilirken yalnız toplam tutarlar değil, ihracatın birim değeri, sipariş görünümü ve pazarlara göre dağılımı da önem taşıyor. Avrupa’daki büyüme eğilimi Türkiye’nin ana ihracat kanallarını, enerji ve emtia fiyatları ise ithalat faturasını doğrudan etkileyebilir. Kur hareketleri ihracatçı gelirlerini ve ithal girdi maliyetlerini aynı anda değiştirdiği için tek yönlü bir etki varsaymak doğru olmaz.
Eylül sonuçları ayrıca kesin veri takvimiyle karşılaştırılacak. Geçici bültendeki ana göstergelerin korunması halinde aylık açığın daralması yılın son çeyreğine daha güçlü bir başlangıç sağlayacak. Buna karşılık dokuz aylık açığın hâlâ yıllık bazda yüksek olması, politika ve şirket planlamasında kümülatif tablonun izlenmesini gerekli kılıyor.
