Türkiye İstatistik Kurumu’nun 5 Ekim’de yayımladığı eylül verileri, tüketici fiyatlarındaki yıllık artışın yüzde 29,73’e gerilediğini gösterdi. Tüketici Fiyat Endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,84 yükseldi. Böylece yıllık enflasyon Kasım 2021’den bu yana ilk kez yüzde 30 eşiğinin altına indi. Veri, fiyatların gerilediği anlamına gelmiyor; fiyat düzeyinin bir yıl öncesine göre artmaya devam ettiğini, ancak yıllık artış hızının yüzde 30’un altına düştüğünü ifade ediyor.
Eylül sonucuyla TÜFE, Aralık 2025’e göre yüzde 24,32 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,49 arttı. Bloomberg HT’nin veri öncesindeki anketinde aylık artış beklentisi yüzde 2,20, yıllık oran beklentisi yüzde 30,30 düzeyindeydi. Gerçekleşmeler bu iki tahminin de altında kaldı. Yıllık çekirdek enflasyonun yüzde 28,70’e gerilemesi, enerji ve gıda gibi oynak kalemler dışarıda bırakıldığında da fiyat artış hızında yavaşlama görüldüğüne işaret etti.
Manşet oranın altında farklı harcama gruplarının seyri ayrıştı. En yüksek ağırlığa sahip gruplar arasında gıda ve alkolsüz içecek fiyatları yıllık yüzde 27,62, ulaştırma fiyatları yüzde 35,10, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubu yüzde 39,99 arttı. Bu grupların yıllık enflasyona katkıları sırasıyla 6,73, 5,96 ve 4,84 puan olarak hesaplandı. Başka bir ifadeyle, yıllık enflasyondaki toplam artışın önemli bölümü temel tüketim, ulaşım ve barınma bağlantılı kalemlerden geldi.
Aylık tabloda gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 0,20 gerilerken ulaştırma yüzde 2,79, konut grubu yüzde 2,71 yükseldi. Gıdanın aylık enflasyona katkısı eksi 0,05 puan olurken ulaştırmanın katkısı 0,49, konutun katkısı 0,33 puan oldu. Endekste izlenen 174 alt sınıfın 133’ünde fiyat artışı kaydedildi; 35 alt sınıfta düşüş, altı alt sınıfta ise değişim olmadı. Bu dağılım, yıllık orandaki gerilemeye karşın aylık fiyat baskısının ürün ve hizmetlerin geniş bölümünde sürdüğünü gösteriyor.
Üretici fiyatlarında da yıllık hız geriledi. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi eylülde aylık yüzde 2,07 arttı ve yıllık artış yüzde 27,38 olarak gerçekleşti. Ağustosta aylık üretici fiyat artışı yüzde 2,57 düzeyindeydi. Üretici fiyatlarındaki aylık hızın yavaşlaması, maliyet baskısının önceki aya göre daha sınırlı kaldığını ortaya koydu; ancak yüzde 2’nin üzerindeki aylık artış, maliyet cephesinde baskının tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi.
On iki aylık TÜFE ortalamasının yüzde 31,49 olması, ekim ayında yenilenecek konut ve iş yeri kira sözleşmelerinde uygulanabilecek artış tavanının da bu oran üzerinden hesaplanmasına yol açtı. Bu oran, yıllık manşet enflasyondan farklı bir hesaplamaya dayanıyor ve son on iki ayın ortalama fiyat değişimini yansıtıyor.
Eylül verisi, para politikası açısından da yakından izlenecek. Bununla birlikte tek bir aylık gerçekleşme, faiz patikası hakkında kesin sonuç vermiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kararlarında aylık fiyat eğilimi, hizmet enflasyonu, beklentiler, kur ve enerji maliyetleri gibi birden fazla göstergeyi birlikte değerlendiriyor. Önümüzdeki aylarda enflasyonun yönü; gıda fiyatları, konut ve hizmet kalemleri ile küresel enerji maliyetlerinin seyrine bağlı olacak.
Eğitim kalemi, eylülde aylık yüzde 14,19 ile ana gruplar arasındaki en yüksek artışı kaydetti. Bu sıçrama, eğitim döneminin başlamasıyla ortaya çıkan mevsimsel fiyat ayarlamalarının endeksteki etkisini görünür kıldı. Buna karşılık gıda grubundaki aylık düşüş manşet oranı aşağı çekti. Farklı kalemlerin aynı ay içinde zıt yönde hareket etmesi, tek bir genel oranın hanelerin yaşadığı fiyat değişimini bütünüyle yansıtamayabileceğini gösteriyor. Harcama yapısı gıda, kira, ulaşım veya eğitim ağırlıklı olan hanelerin karşılaştığı değişim, resmi ortalamadan farklı hissedilebilir.
Verinin beklentilerin altında kalması yıllık dezenflasyon eğilimini destekleyen bir sonuç olarak öne çıktı. Yine de ulaştırma ve konuttaki aylık artışlar ile alt sınıfların büyük çoğunluğunda fiyat yükselişi görülmesi, sürecin doğrusal olmadığını ortaya koyuyor. Bu nedenle sonraki açıklamalarda yalnız yıllık başlığa değil, aylık ana eğilime, hizmet gruplarına ve üretici fiyatlarının tüketici fiyatlarına geçişine de bakılması gerekecek.
