Kenya Sağlık Bakanlığı, Ebola tedbirleri kapsamında karantinada tutulan 65 yaşındaki bir kadının 23 Ekim Cuma akşamı hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu gelişmeyle ülkede doğrulanmış dokuz vaka içindeki ölüm sayısı ikiye yükseldi. Bakanlığın aktardığına göre kadın, Kenya'nın ilk doğrulanmış vakasının yakın akrabası ve doğrudan temasıydı; belirtileri karantina altındayken ortaya çıktı.
İlk vaka, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden Nairobi'ye seyahat eden ve 5 Ekim'de başkentteki bir hastanede yaşamını yitiren Kenyalı bir erkekti. Reuters'ın Sağlık Bakanlığı açıklamasına dayandırdığı habere göre, ilk vakadan sonra 135 temaslı belirlendi ve karantinaya alındı. Şu ana kadar dokuz kişide virüs doğrulandı. Hayatta olan yedi hasta, iki ayrı izolasyon merkezinde bakım ve destek tedavisi görmeye devam ediyor.
Vakaların tamamı aynı kümeyle bağlantılı
Dünya Sağlık Örgütü'nün 20 Ekim verilerini içeren son hastalık salgını bildiriminde, Kenya'daki sekiz ikincil vakanın tamamının ülkeye dışarıdan gelen ilk vakayla epidemiyolojik bağlantılı olduğu belirtildi. Bu grubun dört aile üyesi ile dört sağlık ve bakım çalışanından oluştuğu kaydedildi. Yeni vakaların tümünde belirtilerin karantina sırasında başladığı ve hastaların hızla izolasyona alındığı bildirildi.
DSÖ verisi yayımlandığında dokuz vakada tek ölüm bulunuyordu. Sağlık Bakanlığı'nın 23 Ekim tarihli açıklaması, aynı vaka kümesindeki 65 yaşındaki hastanın daha sonra yaşamını yitirdiğini göstererek ölüm sayısını güncelledi. Bu nedenle iki açıklama çelişmiyor; farklı kesim tarihlerindeki tabloyu yansıtıyor. Vaka sayısı dokuzda kalırken ölüm sayısı birden ikiye çıktı.
Sağlık Bakanlığı, ikinci ölümün ardından da ülkede toplum içi yayılıma işaret eden bir kanıt bulunmadığını vurguladı. Bu ayrım, salgının seyri açısından kritik önem taşıyor: doğrulanmış vakaların bilinen bir temas zinciri içinde kalması, izleme ve izolasyon önlemlerinin hedefli şekilde uygulanmasına imkân veriyor. Bununla birlikte yetkililer, temaslıların günlük takibinin ve şüpheli belirtilerin hızlı biçimde test edilmesinin sürdürülmesi gerektiğini belirtiyor.
Bundibugyo türü için özel zorluk
Mevcut salgına Ebola virüsünün Bundibugyo türü neden oluyor. DSÖ, hastalığın yüksek ateş, yorgunluk, kas ağrısı, kusma ve ishal gibi belirtilerle başlayabildiğini; ağır vakalarda kanama görülebildiğini bildiriyor. Bulaşma, enfekte bir kişinin vücut sıvılarıyla doğrudan temas üzerinden gerçekleşiyor ve belirtileri olmayan kişiler virüsü yaymıyor.
Reuters'ın aktardığına göre, bu nadir tür için onaylanmış özel bir aşı ya da tedavi bulunmuyor. Bu nedenle erken tespit, izolasyon ve destekleyici bakım salgın yönetiminin temelini oluşturuyor. DSÖ de Kenya Sağlık Bakanlığı'nın laboratuvar doğrulaması, temaslı takibi, enfeksiyon önleme ve kontrol çalışmaları ile vaka yönetimine teknik destek verdiğini duyurdu.
Temaslı takibi yalnız yeni hastaları bulmayı değil, semptom başlangıcı ile izolasyon arasındaki süreyi kısaltmayı da amaçlıyor. Kenya'daki ikincil vakaların karantinadayken belirti göstermesi, sağlık ekiplerinin onları toplum içinde dolaşmadan değerlendirebilmesine olanak sağladı. Ancak izleme süreci tamamlanana kadar yeni bulgu çıkmaması, tek başına riskin sona erdiği anlamına gelmiyor.
Bölgesel tablo yakından izleniyor
Kenya'daki vakalar, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde başlayan ve birden fazla Afrika ülkesine yayılan daha geniş salgının parçası. Reuters, salgının kıtada bugüne kadarki en geniş coğrafi yayılıma ulaşan Ebola dalgası olduğunu bildiriyor. Nijerya da 20 Ekim'de ilk vakasını açıklayarak etkilenen dördüncü ülke oldu.
Kenya açısından son açıklama, bilinen temas zinciri içindeki bir hastanın kaybını doğruluyor; yeni bir toplumsal yayılım odağı bulunduğu anlamına gelmiyor. Yetkililerin önündeki başlıca görevler, izolasyondaki yedi hastanın bakımını sürdürmek, 135 temaslıyı izlemek ve olası yeni vakaları erken aşamada yakalamak. Kamuya açıklanan veriler değiştikçe vaka ve ölüm sayılarının da resmi kaynaklardan güncellenmesi gerekiyor.
