Avrupa Birliği, Avrupa genelinde yedi adede kadar yapay zekâ gigafabrikası kurulması için resmî ihale çağrısını başlattı. Avrupa Komisyonu’nun 30 Temmuz 2026 tarihli açıklamasına göre girişim, 10 milyar euroya kadar kamu finansmanını harekete geçirmeyi ve en az 20 milyar euro özel yatırım çekmeyi hedefliyor. Böylece toplam yatırım hacminin 30 milyar euroyu aşması planlanıyor.
Gigafabrika çağrısı neyi kapsıyor?
Buradaki “gigafabrika” ifadesi bir çip üretim tesisi yerine, çok büyük ölçekli yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi ve çalıştırılması için tasarlanan hesaplama merkezlerini anlatıyor. Komisyon, tesislerin gelişmiş yapay zekâ işlemcileri, yazılım, bulut altyapısı, yüksek hızlı bağlantı ve veri merkezi sistemlerini tek yapı altında birleştirmesini öngörüyor.
Resmî çağrı en fazla yedi proje için açıldı. Başvurular; teknoloji sağlayıcıları, bulut şirketleri, kamu kurumları ve yatırımcıların oluşturduğu konsorsiyumlar veya özel amaçlı şirketler tarafından yapılabilecek.
10 milyar euro kamu, 20 milyar euro özel yatırım hedefi
Komisyonun modelinde kamu finansmanının tek başına bütün maliyeti karşılaması beklenmiyor. AB ve katılımcı ülkelerden sağlanacak 10 milyar euroya kadar kaynakla, en az 20 milyar euroluk özel sermayenin harekete geçirilmesi amaçlanıyor. Avrupa Komisyonu bu nedenle çağrının toplamda 30 milyar eurodan fazla yatırımı açığa çıkarabileceğini belirtiyor.
Açıklanan tutarlar kesinleşmiş harcamalar değil. Seçilecek proje sayısı, sözleşme şartları ve nihai finansman tutarları ihale değerlendirmesinin ardından belirlenecek.
Mevcut yapay zekâ fabrikalarından daha büyük olacak
Yeni gigafabrikalar, Avrupa’da hâlihazırda geliştirilen yapay zekâ fabrikalarını tamamlayacak. Avrupa Komisyonu, planlanan tesislerin işlemci, yazılım, bulut, yüksek hızlı bağlantı ve veri merkezi bileşenlerini büyük ölçekli bir hesaplama altyapısında bir araya getirmesini öngörüyor.
Bu kapasite hedefi, çok büyük modellerin eğitimi ve karmaşık bilimsel ya da endüstriyel uygulamaların yürütülmesi için ortak hesaplama altyapısı oluşturmayı amaçlıyor. Komisyon, erişimin yalnızca büyük şirketlerle sınırlı kalmamasını; Avrupa’daki araştırmacılar, girişimler ve kurumlar için de kapasite sağlamasını hedefliyor.
Seçim ve uygulama süreci
Avrupa Komisyonu, başvuruları ihale süreci içinde değerlendirecek ve desteklenecek projeleri sonraki aşamada belirleyecek. Tesislerin konumları, işletmecileri ve nihai bütçeleri seçim tamamlanmadan kesinleşmiş sayılmıyor. İnşaat ve faaliyete geçiş takvimi de sözleşme ve altyapı süreçlerine bağlı olacak.
Avrupa neden bu yatırımı yapıyor?
Komisyon, büyük ölçekli hesaplama gücüne erişimi Avrupa’nın teknolojik egemenliği açısından stratejik bir gereklilik olarak tanımlıyor. AB, yapay zekâ geliştiren şirketlerin ve araştırma kuruluşlarının ihtiyaç duyduğu altyapıyı kıta içinde büyütmek istiyor. Girişim aynı zamanda ABD ve Çin’le yapay zekâ altyapısı alanındaki farkı azaltma hedefinin bir parçası olarak sunuluyor.
Planın başarısı, yalnızca açıklanan bütçeye değil; uygun konsorsiyumların seçilmesine, özel yatırımın gerçekleşmesine, enerji ve veri merkezi altyapısının hazırlanmasına da bağlı olacak. Şimdilik kesinleşen gelişme, AB’nin yedi adede kadar gigafabrika için resmî çağrıyı açması ve finansman çerçevesini ilan etmesidir.
Çağrının açılması, tesislerin şimdiden seçildiği veya inşaatın başladığı anlamına gelmiyor. Başvuru sahipleri teknik, mali ve yönetsel planlarını sunacak; Komisyon değerlendirme sonrasında desteklenecek projeleri belirleyecek. Dolayısıyla ülke, şehir ve işletmeci bilgileri nihai seçim duyurusu yapılmadan kesinleşmiş kabul edilmemeli.
Gelecek aşamalarda enerji kullanımı, veri güvenliği, ortak erişim ve altyapı takvimi gibi ayrıntıların seçilen projelerin sözleşmelerinde netleşmesi bekleniyor. Mevcut duyuru bu ayrıntıların tamamını sonuçlandırmıyor; Avrupa’nın büyük ölçekli yapay zekâ kapasitesi için yarışmalı seçim sürecini başlatıyor.
Resmî çağrının kapsamı, yatırım hedeflerini ve başvuru yapısını açıklıyor; nihai tesis kararlarını açıklamıyor. Bu ayrım, duyuruyu tamamlanmış proje haberi olarak değil, seçim ve finansman sürecinin başlangıcı olarak değerlendirmeyi gerektiriyor.
