Türkiye ve Kanada, ilişkilerini “Stratejik Ortaklık” düzeyine yükselterek dört ana başlığa dayanan üç yıllık bir eylem planı başlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Mark Carney’nin 22 Ekim 2026’da Ankara’da yaptığı görüşmenin ardından yayımlanan ortak açıklamada; ticaret ve yatırım, enerji ve iklim, savunma ve güvenlik ile hükümetler arası ve toplumlar arası ilişkiler ortaklığın temel sütunları olarak sıralandı.
Ziyaret, bir Kanada başbakanının Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk özel ikili ziyaret olma özelliğini taşıyor. Carney Ankara’ya geldikten sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Erdoğan ile görüştü. Kanada Başbakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, dışişleri bakanlarının üç yıllık planın uygulanmasını izleyeceği ve iki ülke arasındaki iş birliğinin somut çalışma başlıkları üzerinden ilerletileceği belirtildi.
Ticaret ve yatırımlarda serbest ticaret hedefi
Eylem planının ilk sütunu ticaret, yatırım ve yenilikçilik oldu. Liderler, Türkiye-Kanada Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin başarıyla sonuçlandırılması için çalışmayı; enerji tedariki, savunma üretimi, havacılık ve yapay zekâ gibi öncelikli sektörlerde karşılıklı ticaret ile yatırımları büyütmeyi kararlaştırdı. İki taraf ayrıca hava taşımacılığı anlaşmasının onaylanması, ihracat ve ticaret kurumları arasındaki koordinasyonun artırılması ve üçüncü ülkelerde ortak çalışma imkânlarının araştırılması konusunda uzlaştı.
Kanada hükümetinin verilerine göre iki ülke arasındaki mal ticareti 2025’te 4,3 milyar Kanada dolarına ulaştı. Kanada’nın Türkiye’ye ihracatı 1,1 milyar Kanada doları, Türkiye’den ithalatı ise 3,2 milyar Kanada doları olarak kaydedildi. Son beş yıldaki ticaret artışı yaklaşık yüzde 50’ye ulaşsa da Reuters, Türkiye’nin Kanada’nın toplam mal ticaretindeki payının yüzde 0,3’ün altında kaldığını aktardı. Yeni plan, mevcut büyümeyi daha geniş sektörlere yaymayı hedefliyor.
Enerji, iklim ve kritik mineraller
Enerji ve iklim başlığında sıvılaştırılmış doğal gaz, sivil nükleer enerji, yenilenebilir enerji, temiz teknolojiler ve kritik enerji altyapısının dayanıklılığı öne çıktı. Liderler, nükleer enerji paydaşları arasında diyaloğun desteklenmesi, sürdürülebilir madencilik ve kritik mineral tedarik zincirlerinde iş birliğinin güçlendirilmesi konusunda anlaştı. İki ülkenin enerji bakanları tarafından hazırlanan enerji iş birliği ortak açıklaması da memnuniyetle karşılandı.
Kanada, Türkiye’nin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31’e ev sahipliği yapmasına ve konferans başkanlığına destek vereceğini bildirdi. Açıklamada iklim dayanıklılığı, çevrenin korunması ve temiz teknoloji yatırımlarının eylem planındaki enerji gündemiyle birlikte ilerletileceği kaydedildi.
Savunma sektörü için yeni mutabakat
Savunma ve güvenlik alanında iki ülke, NATO içindeki ve ikili düzeydeki iş birliğini geliştirme niyetini teyit etti. Kanada Küresel İlişkiler Bakanlığı ile Türkiye Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı arasında Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı sonuçlandırıldı. Resmî açıklamaya göre bu belge, savunma sanayisi ortaklıklarının genişletilmesini ve ortak ilgi alanlarındaki görüşmelerin ilerletilmesini kolaylaştıracak.
Bildiride belirli bir silah sistemi, sipariş tutarı, teslimat takvimi veya şirket sözleşmesi açıklanmadı. Bu nedenle mutabakat, kesinleşmiş bir savunma alımı olarak değil, kurumlar ve şirketler arasındaki olası projeler için iş birliği çerçevesi olarak değerlendiriliyor. Taraflar ayrıca adli yardımlaşma ve iade konularında diyaloğu güçlendirme gereğine dikkat çekti.
Yıllık stratejik diyalog kurulacak
Dördüncü sütun kapsamında her yıl Türkiye-Kanada Stratejik Diyaloğu düzenlenmesi, Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi toplantılarının sürdürülmesi, siyasi-askerî ve terörle mücadele istişarelerinin devam etmesi kararlaştırıldı. Konsolosluk, göç, seyahat kolaylığı, kültürel değişim ve diaspora temasları da planın kapsamına alındı.
Türkiye ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uygun bir tarihte Kanada’yı ziyaret etmesi yönündeki daveti memnuniyetle karşıladı. Eylem planı, yeni ticari veya savunma projelerinin otomatik olarak başladığı anlamına gelmiyor; somut sonuçlar çalışma grupları, müzakereler, gerekli onaylar ve daha sonra yapılabilecek ayrı sözleşmelerle şekillenecek.
