ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Gazze Barış Kurulu’nun Hamas ve diğer silahlı grupların tamamen silahlarını bırakması konusunda tarihi bir anlaşmaya vardığını duyurdu.
Tarihi ilerleme: Silahsızlanma ve İsrail’in çekilmesi
Trump, açıklamasında “Silahsızlanma tamamlandıkça İsrail güçleri geri çekilecek ve Uluslararası İstikrar Gücü, Gazze’nin sakinleri ve komşuları için güvenli olmasını sağlamak üzere yeni bir Filistin polis gücüyle birlikte çalışacaktır” ifadelerini kullandı. Anlaşmanın, Gazze’nin yeni bir Filistin hükümeti tarafından yönetilmesi için kritik bir adım olduğunu belirten Trump, sürecin Orta Doğu’da kalıcı barış açısından tarihi önem taşıdığını vurguladı. Arabulucu rolleri nedeniyle Türkiye, Katar ve Mısır’a teşekkür eden Trump, “Tarihi bir ilerleme kaydettik ve hala yapılacak çok iş var” dedi.
Hamas: İsrail taahhütlerini yerine getirmedikçe hiçbir adım atmayız
Hamas müzakere heyeti üyesi Gazi Hamad, Katar merkezli Al Jazeera’ya yaptığı açıklamada, “İşgal güçleri (İsrail) anlaşma kapsamındaki taahhütlerini tamamen yerine getirmedikçe, direnişin silahı hakkında hiçbir adım atmayacağız” dedi. Hamad, silah konusunun İsrail’in Gazze’den çekilmesi ve yeniden imar gibi ana maddelerle doğrudan bağlantılı olduğunu, İsrail’in daha önce Şarm el-Şeyh Anlaşması’nın ilk aşamasında yaklaşık 3 bin 500 ihlal gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Mladenov: Silahlar devre dışı bırakıldı, önümüzde siyasi ufuk var
Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov, bugün Gazze’de silahların devre dışı bırakılması ve sivil geçiş konusunda anlaşmaya varıldığını doğruladı. Mladenov, “Buraya gelmek aylar süren çok zorlu müzakereleri gerektirdi. Başaramayacağımıza inandığım birkaç an oldu” diyerek, İsrail’in işgal ettiği yerlerden çekilmesinin silahsızlanmayla eş zamanlı ilerlemesi gerektiğine dikkat çekti. Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (NCAG) ve Filistin halkının siyasi ve pratik desteğe ihtiyacı olduğunu belirten Mladenov, sürece liderlik eden ABD Başkanı Trump’a ve müzakerelerin tıkandığı anlarda destek veren Türkiye, ABD, Mısır, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne teşekkür etti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararının tam uygulanmasının önemini vurgulayan Mladenov, “Önümüzde yeniden inşa edilmiş, Filistinliler tarafından yönetilen, İsrail ile barış içinde yaşayan bir Gazze ve İsrail-Filistin çatışmasına anlamlı bir çözüm bulmak için siyasi bir ufuk var” ifadelerini kullandı.
Loewenstein: “Şüpheci olmak gerekiyor”
Avustralyalı bağımsız gazeteci Antony Loewenstein ise Al Jazeera’ya verdiği demeçte, anlaşmaya şüpheyle yaklaştı. Barış Kurulu’nun Trump ve damadı Jared Kushner’ın eseri olduğunu savunan Loewenstein, Kushner’ın Gazze vizyonunun “felaket kapitalizmi” olduğunu, “yüksek binalarla Filistinlilerin yabancılar için çalışacağı” bir proje öngördüğünü söyledi. Gazze’yi kimin yöneteceğinin belirsiz olduğuna dikkat çeken Loewenstein, “Bu anlaşma söz konusu olduğunda şüpheci olmak gerekiyor” yorumunu yaptı.
