Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda kabul edildi. TBMM’nin 11 Ağustos 2026 tarihli resmî duyurusuna göre düzenleme, Genel Kuruldaki oylamanın ardından yasama aşamasını tamamladı. Anadolu Ajansı, yaklaşık 12 saat süren görüşmeler sonunda teklifin 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oy aldığını; iki oyun ise mükerrer kaydedildiğini bildirdi. Düzenleme, 2/3793 esas numarasıyla 5 Ağustos’ta Meclis Başkanlığına sunulmuştu.
Uygulama belirli bir resmî tespite bağlandı
TBMM’nin teklif bilgi sayfası ile Genel Kurul sonrası yayımlanan Meclis duyurusu, uygulamanın kendiliğinden başlamayacağını gösteriyor. Metne göre güvenlik kurumlarının, PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiilî varlığına son verdiğini ve kontrolündeki silah ile mühimmatı teslim ettiğini tespit etmesi gerekiyor. Bu tespiti teyit eden Millî Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanması da düzenlemede öngörülen işlemlerin devreye girmesi için koşul olarak yer alıyor.
Bu koşul, Mecliste kabul edilen çerçeve ile uygulama aşamasını birbirinden ayırıyor. Genel Kurulun kabul kararı yasama sürecindeki temel adımı oluştururken, düzenlemede tanımlanan erteleme ve diğer işlemler için ayrıca güvenlik kurumlarının tespiti ile Resmî Gazete’de yayımlanacak MGK kararı aranıyor. Dolayısıyla kabul oylaması, metindeki bütün sonuçların aynı anda ve otomatik olarak uygulanmaya başladığı anlamına gelmiyor.
Resmî kaynakların tarihleri de sürecin sırasını ortaya koyuyor. Teklif 5 Ağustos’ta Başkanlığa geldi, Adalet Komisyonu raporunu 8 Ağustos’ta verdi ve Genel Kurul kabul duyurusu 11 Ağustos saat 00.10’da yayımlandı. Bu kronoloji, komisyon incelemesi ile Genel Kurul kararını birbirinden ayırırken, sonraki yürürlük ve uygulama adımlarının ayrıca izlenmesi gerektiğini gösteriyor.
Soruşturma, kovuşturma ve infaz işlemleri
Resmî açıklamaya göre kanun; örgüt kurma veya yönetme, üyelik, bilerek yardım etme, propaganda ve örgüt faaliyeti kapsamında değerlendirilen bazı suçlar ile terörizmin finansmanına ilişkin belirli dosyalar için bir çerçeve kuruyor. Kapsama giren soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş hükümlerin infazına ilişkin erteleme süreleri, suçun kanundaki ceza aralığına göre farklılaştırılıyor. Üst sınırı 15 yıl veya daha az olan dosyalar için beş yıl, daha ağır ceza öngörülen dosyalar için on yıl süre belirleniyor.
TBMM duyurusu, bazı ağır suçların ve metinde ayrıca sayılan tarihsel istisnaların bu erteleme düzeninin dışında tutulduğunu belirtiyor. Bu nedenle kanun, bütün dosyalar için genel ve koşulsuz bir sonuç doğuran tek tip af şeklinde okunmamalı. Hangi dosyanın kapsama girdiği; suç türü, ceza aralığı, dosyanın tarihi ve kanunda tanımlanan şartlar dikkate alınarak yetkili makamlar tarafından değerlendirilecek.
Erteleme süresi, bir dosyanın ortadan kalktığı veya bütün hukuki sonuçların kendiliğinden silindiği anlamına gelmiyor. Resmî metin, soruşturma, kovuşturma ve infaz başlıklarını ayrı ayrı düzenliyor. Uygulamada hangi işlemin hangi tarihte başlayacağı, koşulların gerçekleşmesinden sonra yetkili kurumların vereceği kararlara ve kurulun değerlendirmesine bağlı olacak.
Kurul ve denetim mekanizması
Düzenleme, uygulamaya ilişkin kararları takip etmek üzere bir kurul öngörüyor ve kanun metninde “örgüt” ile “kurul” kavramlarını ayrıca tanımlıyor. Kurulun yapısı, dosyaların değerlendirilmesi ve erteleme süreçlerinin nasıl işletileceği teklif ve komisyon raporundaki maddelere bağlanıyor. TBMM kayıtlarında teklifin Adalet Komisyonuna 5 Ağustos’ta gönderildiği, komisyonun raporunu 8 Ağustos’ta tamamladığı ve 290 sıra sayılı raporun Genel Kurula sunulduğu görülüyor.
Meclis oylaması, düzenlemenin siyasi ve hukuki tartışmalarının sona erdiği anlamına gelmiyor; ancak doğrulanmış mevcut durum teklifin Genel Kuruldan geçtiği yönünde. Bir sonraki izlenecek resmî aşama, kabul edilen metnin kesin kanun numarası ve yürürlük bilgileriyle Resmî Gazete’de yayımlanması olacak. Uygulama takvimi hakkında yeni ayrıntılar da yalnız yetkili kurumların yayımlayacağı karar ve ikincil işlemlerle kesinleşecek.
