Türkiye’nin 2027-2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Programı (OVP) yayımlandı. Program, önümüzdeki üç yıl için büyüme, enflasyon, işsizlik ve kamu maliyesi hedeflerini aynı çerçevede topluyor. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının yayımladığı resmî belgeye göre ekonomi yönetimi, fiyat istikrarına doğru ilerlerken büyümenin kademeli biçimde güçlenmesini amaçlıyor. Programdaki rakamlar kesin sonuç değil; hükümetin politika önceliklerini ve temel ekonomik varsayımlarını gösteren hedefler niteliğinde.
Büyüme hedefi kademeli olarak yükseliyor
Yeni programda 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,3 olarak yer alıyor. Büyüme hedefi 2027 için yüzde 4,2, 2028 için yüzde 4,6 ve 2029 için yüzde 5 olarak belirlendi. Bu patika, iç talep ile üretim ve ihracat arasındaki dengenin korunacağı bir toparlanma senaryosuna dayanıyor. Hedeflerin gerçekleşmesi; küresel ticaretin seyri, dış finansman koşulları, enerji fiyatları ve yurt içindeki yatırım ortamı gibi çok sayıda değişkene bağlı olacak.
OVP, yalnızca toplam büyüme oranına odaklanmıyor. Programın genel yaklaşımı verimlilik, teknoloji, nitelikli istihdam ve ihracat kapasitesinin güçlendirilmesini de ekonomik dönüşümün parçaları olarak ele alıyor. Bu nedenle büyüme rakamlarının yanında yatırım kompozisyonu, üretim yapısı ve kamu politikalarının uygulanma hızı da izlenecek başlıklar arasında bulunuyor.
Enflasyonda tek haneye dönüş hedefi
Programda 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4 olarak verildi. Sonraki dönem için hedefler 2027’de yüzde 21, 2028’de yüzde 13,5 ve 2029’da yüzde 9 şeklinde sıralandı. Buna göre ekonomi yönetimi, enflasyonun bir anda değil, üç yıllık dönemde kademeli biçimde gerilemesini öngörüyor. Hedef patikası para politikası, maliye politikası ve fiyatlama davranışları arasındaki uyumun önemini artırıyor.
Enflasyon hedefleri hane halkı ve şirketler açısından da kritik. Fiyat artış hızının yavaşlaması, satın alma gücü ve öngörülebilirlik üzerinde olumlu etki oluşturabilir. Ancak hedef ile gerçekleşme arasındaki farkın daralması için gıda, enerji, kira ve hizmet fiyatlarındaki gelişmelerin yanı sıra döviz kuru ve beklentiler de belirleyici olacak. Bu yüzden aylık veriler kadar orta vadeli eğilimlerin izlenmesi gerekiyor.
İşsizlik ve bütçe dengesi
Program, işsizlik oranını 2026 için yüzde 8,1 düzeyinde tahmin ediyor. Hedef 2027’de yüzde 8, 2028’de yüzde 7,8 ve 2029’da yüzde 7,6. İstihdam tarafındaki bu kademeli iyileşme beklentisi, büyümenin iş gücü piyasasına yansımasının zamana yayılacağına işaret ediyor. Rakamların kalıcı bir iyileşmeye dönüşmesi, yeni işlerin niteliği ve iş gücüne katılım oranıyla birlikte değerlendirilecek.
Kamu maliyesinde bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2026 için yüzde 3,1 öngörülüyor. Oranın 2027’de yüzde 3,5 olması, 2029’da ise yüzde 2,8’e gerilemesi hedefleniyor. Bu görünüm, kısa vadeli harcama ihtiyaçları ile orta vadeli mali disiplin arasında denge kurulmaya çalışıldığını gösteriyor. Bütçe hedeflerinin seyri, gelir performansı ve kamu harcamalarının bileşimiyle yakından bağlantılı olacak.
Program nasıl okunmalı?
OVP, ekonomi için bir sonuç belgesinden çok yol haritası işlevi görüyor. Açıklanan oranlar kamu kurumlarının bütçe, yatırım ve reform planlarında ortak referans oluşturacak. Piyasalar ise programı; hedeflerin kendi içindeki tutarlılığı, sonraki aylarda açıklanacak uygulama adımları ve gerçekleşen veriler üzerinden değerlendirecek. Bu nedenle en önemli takip başlığı, hedeflerin hangi somut düzenlemeler ve takvimle destekleneceği olacak.
Programın açıklanması, iş dünyası ve kamu kurumları için ortak bir tahmin çerçevesi de sunuyor. Şirketler yatırım, finansman ve istihdam kararlarında bu göstergeleri izlerken, kamu kurumları bütçe tekliflerini programdaki varsayımlarla uyumlu hazırlayacak. Bununla birlikte her hedefin gerçekleşme ihtimali, yıl içinde açıklanan veriler ve alınan ek tedbirlerle yeniden değerlendirilecek. Düzenli ve karşılaştırılabilir veri paylaşımı, hedeflere ilişkin güvenin oluşmasında belirleyici olacak.
2027-2029 programının temel mesajı, büyümeyi hızlandırırken enflasyonu düşürme ve mali dengeleri koruma hedeflerinin birlikte yürütülmesi. Bu hedeflerin başarısı yalnızca açıklanan rakamlara değil, politikaların öngörülebilirliğine ve uygulamadaki sürekliliğe bağlı. Önümüzdeki dönemde enflasyon, büyüme, istihdam ve bütçe verileri OVP patikasıyla düzenli olarak karşılaştırılacak.
