Kanada’nın öncülüğünde kurulması planlanan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası (DSRB), çok taraflı finansman modeliyle savunma, güvenlik ve dayanıklılık yatırımlarına daha düşük maliyetli kaynak sağlamayı amaçlıyor. Kanada, Arnavutluk, Belçika, Yunanistan, Letonya, Lüksemburg, Romanya, Türkiye ve Ukrayna temmuz ayında girişimi ilerletme niyetlerini ortak bir açıklamayla duyurdu. Bankanın Kanada’da kurulması ve Lüksemburg’da Avrupa merkezi bulundurması planlanıyor.
Reuters’ın 30 Ağustos tarihli analizine göre destekçiler, kurumun yaklaşık 100 milyar sterlin ölçeğinde kredi ve garanti kapasitesine ulaşmasını hedefliyor. Ancak bu büyüklük doğrudan hazır bir fon anlamına gelmiyor. Plan, üye ülkelerin sağlayacağı ödenmiş sermayenin güçlü bir kredi notuyla desteklenmesi ve bankanın piyasalardan daha geniş kaynak çekmesi üzerine kuruluyor. Bu nedenle yeni ülke katılımları ve kesin sermaye taahhütleri projenin gerçek kapasitesini belirleyecek.
Resmî çerçeve ne söylüyor?
Kanada Başbakanlığı’nın 7 Temmuz açıklamasında DSRB’nin kamu ve özel sermayeyi birlikte harekete geçirmesi, finansman maliyetlerini azaltması ve üye ülkelerdeki sanayi kapasitesini desteklemesi öngörülüyor. Montreal’de müzakere edilen kuruluş sözleşmesi, bankanın hukuki ve yönetsel çerçevesi için temel olarak gösteriliyor. Resmî açıklama ayrıca DSRB’nin mevcut ulusal ve çok taraflı finansman araçlarını tekrar etmek yerine onları tamamlamasının amaçlandığını belirtiyor.
DSRB Development Group, bankayı yalnızca üye devletlerin sahip olacağı, kâr amacı gütmeyen ve görev odaklı bir kuruluş olarak tanımlıyor. Tasarlanan model; hükümetlere, küçük ve orta ölçekli işletmelere ve kritik tedarik zincirlerine uzun vadeli kredi veya garanti sağlanmasını içeriyor. Bankanın yüksek kredi notu elde etmesi, daha düşük maliyetle borçlanabilmesi açısından planın merkezinde bulunuyor.
Sermaye ve yönetişim neden kritik?
Yeni bir çok taraflı bankanın hedeflenen ölçekte çalışabilmesi için yalnızca siyasi destek yeterli değil. Ülkelerin ne kadar sermaye koyacağı, oy haklarının nasıl dağıtılacağı, hangi projelerin uygun kabul edileceği ve risklerin nasıl paylaşılacağı netleşmek zorunda. Reuters, bazı büyük ekonomilerin henüz kesin katılım açıklamadığını ve farklı Avrupa finansman programlarının da aynı alanda çalıştığını aktarıyor. Bu durum DSRB’nin hangi boşluğu dolduracağı sorusunu önemli hale getiriyor.
Sermaye yapısı aynı zamanda vergi mükelleflerinin üstleneceği risk ile özel yatırımcıların rolü arasındaki dengeyi belirleyecek. Banka, devletlerin ortak kredi gücünü kullanarak piyasalardan kaynak toplamayı planladığı için üyelerin mali güvenilirliği ve taahhütlerin bağlayıcılığı önem taşıyor. Kredi garantilerinin hangi koşullarda verileceği, kayıpların nasıl karşılanacağı ve projelerin performansının nasıl denetleneceği kuruluş belgelerinde açık biçimde tanımlanmak zorunda.
Science Business’ın değerlendirmesi, finansmana erişimi zor olan yenilikçi şirketlerin bu modelden yararlanabileceğini, fakat Avrupa’nın büyük ekonomilerinin katılımının belirleyici olacağını vurguluyor. Banka özel sektör yatırımlarını harekete geçirebilirse araştırma, üretim kapasitesi ve tedarik zinciri dayanıklılığına katkı sağlayabilir. Buna karşılık yönetişim kuralları ve proje seçimi şeffaf olmazsa ekonomik ve siyasi riskler artabilir.
Mevcut araçlarla ilişkisi
DSRB’nin karşılaşacağı önemli sorulardan biri, Avrupa Birliği ve ulusal hükümetlerin yürüttüğü mevcut programlarla nasıl çalışacağı. Kanada’nın resmî bildirisi kurumu tamamlayıcı bir araç olarak tanımlıyor. Bunun uygulamadaki karşılığı; aynı projeye birden fazla programın gereksiz biçimde kaynak ayırmasını önleyen koordinasyon, açık uygunluk ölçütleri ve düzenli kamu raporlaması olacak. Bu ayrıntılar, bankanın ek finansman yaratıp yaratmadığını değerlendirmek için gerekli.
Sıradaki aşama
DSRB henüz tam faaliyete geçmiş bir banka değil; kuruluş ve sermayelendirme süreci devam ediyor. Önümüzdeki dönemde yeni üyelerin açıklanması, sermaye planının kesinleşmesi, yönetim yapısının oluşturulması ve kredi notu için gerekli koşulların sağlanması bekleniyor. Bu adımlar tamamlanmadan 100 milyar sterlinlik hedefin ne kadarının ve hangi takvimde kullanılabilir finansmana dönüşeceği kesinleşmiş değil.
Girişimin ekonomik önemi, uzun vadeli güvenlik ve dayanıklılık harcamalarının bütçeler üzerindeki baskısını farklı bir çok taraflı modelle hafifletmeye çalışmasında yatıyor. Başarı ise siyasi niyet beyanlarından çok, bağlayıcı sermaye taahhütleri, denetlenebilir yönetişim kuralları ve mevcut programlara kıyasla sağlanan ek finansmanla ölçülecek.
