Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın İran'ı veya başka bir ülkeyi hedef almadığını söyledi. Fidan'ın 8 Ağustos'taki açıklaması, bir gün önce Mekke'de imzalanan üçlü anlaşmanın kapsamına ilişkin ilk ayrıntılı Türk değerlendirmelerinden biri oldu. Reuters ve Associated Press, Bakan'ın anlaşmayı bölgesel güvenlik ve caydırıcılığı güçlendirmeye yönelik genel bir güvence mekanizması olarak tanımladığını aktardı.
Anlaşmanın temel hükmü ne?
Suudi Arabistan resmî haber ajansı SPA tarafından yayımlanan 7 Ağustos tarihli ortak bildiriye göre anlaşma, üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngörüyor. Metinde amaç; ortak caydırıcılığı güçlendirmek, savunma iş birliğini derinleştirmek ve bölgesel barış ile istikrara katkı sağlamak olarak ifade edildi. Anlaşma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Mekke'de imzalandı.
Fidan, karşılıklı savunma hükmünün teknik yapısını NATO'nun 5. maddesine benzetti. Ancak yeni düzenlemenin NATO'nun yerini almadığını ve mevcut ittifaklara alternatif olarak tasarlanmadığını belirtti. Reuters'ın aktardığına göre Bakan, taraflardan biri saldırıya uğramadığı sürece herhangi bir ülkenin ortak tehdit olarak görülmeyeceğini vurguladı. Bu açıklama, anlaşmanın belirli bir devlete karşı kurulduğu yönündeki yorumlara doğrudan yanıt niteliği taşıyor.
Yardımın biçimi istişareyle belirlenecek
Associated Press'e göre bir tarafın yardım talep etmesi halinde diğer iki ülkenin vereceği desteğin biçimi tehdidin boyutuna göre istişarelerle belirlenecek. Fidan, olası desteğin istihbarat paylaşımı ve lojistik yardımdan daha geniş savunma katkılarına kadar farklı düzeylerde olabileceğini söyledi. Bu nedenle anlaşma otomatik ve tek biçimli bir müdahale modeli tanımlamıyor; her olayın koşullarına göre ortak karar alınmasını öngörüyor.
Anlaşmanın kurumsal yapısı da aşamalı biçimde oluşturulacak. Fidan'ın verdiği bilgiye göre dışişleri ve savunma bakanları ile askerî yetkililerin yer alacağı düzenli bir komite kurulacak. Ayrıca Suudi Arabistan merkezli bir genel sekreterlik oluşturulması planlanıyor. Operasyonel ayrıntıların ise ilk komite toplantısında ele alınması bekleniyor. Bu bilgiler, mekanizmanın yalnız siyasi bir bildiriyle sınırlı kalmayıp düzenli toplantılar ve kalıcı bir idari yapı üzerinden yürütülmesinin amaçlandığını gösteriyor.
Tarafların açıklamalarında anlaşmanın adı ve ortak savunma ilkesi açık biçimde yer alsa da tam metnin bütün uygulama maddeleri kamuya ayrıntılı olarak sunulmuş değil. Bu nedenle karar süreçleri, katkı yükümlülükleri ve komitenin yetkileri hakkında kaynakların açıklamadığı ayrıntılara kesinlik atfetmek mümkün değil. Kamuoyuna açıklanan çerçeve, saldırı halinde dayanışma taahhüdü ile düzenli siyasi ve askerî istişare mekanizmasına dayanıyor. Kamuya açık belgeler ve toplantı kararları yayımlandıkça anlaşmanın kapsamı, yükümlülükleri ve kurumsal işleyişi ayrıca doğrulanabilecek. İlk toplantıda alınacak kararlar, anlaşmanın günlük işleyişi ile ülkelerin mevcut uluslararası yükümlülükleri arasındaki ilişkinin nasıl kurulacağını daha net gösterecek.
Genişleme gündemde, kesin karar yok
Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın anlaşmanın üç ülkeyle sınırlı kalmamasını istediğini ve başka bölge ülkelerinin ileride katılabileceğini söyledi. Mısır'ı olası bir aday olarak anan Bakan, bunun için bazı teknik konuların çözülmesi gerektiğini belirtti. Şu aşamada Mısır'ın katılımına ilişkin imzalanmış bir karar veya açıklanmış takvim bulunmuyor; dolayısıyla genişleme ihtimali kesinleşmiş bir adım değil.
Türkiye açısından anlaşmanın bundan sonraki somut etkisi, kurulacak komitenin çalışma usulleri, yardım talebinin nasıl yapılacağı ve tarafların hangi alanlarda ortak kapasite geliştireceği netleştikçe görülecek. Resmî ortak bildiri anlaşmanın ana ilkesini ortaya koyarken, Fidan'ın açıklamaları uygulamanın istişareye dayalı olacağını gösteriyor. Bu nedenle ilerleyen dönemde üç ülkenin yayımlayacağı ortak kararlar ve ilk komite toplantısının sonuçları belirleyici olacak.
