Venezuela'nın kuzeybatısında meydana gelen ve Güney Amerika ülkesini temelinden sarsan 7.3 büyüklüğündeki depremin üzerinden tam 96 saat geçtikten sonra gelen bir haber, felaket bölgesinde adeta zamanı durdurdu. Kurtarma ekipleri, başkent Caracas'ın yaklaşık 400 kilometre batısındaki Maracaibo kentinde çöken beş katlı bir apartmanın enkazı altından 42 yaşındaki inşaat işçisi Miguel Hernández ve 12 yaşındaki oğlu Santiago'yu canlı olarak çıkarmayı başardı. Uluslararası kurtarma ekiplerinin bile 'mucize' olarak nitelendirdiği bu kurtarma operasyonu, ölü sayısının 1.480'e ulaştığı ve binlerce kişinin hâlâ kayıp olduğu bir ortamda, tükenmek üzere olan umutları yeniden yeşertti.
Saniyelerle yarışılan 22 saatlik operasyonun perde arkası
Kurtarma ekipleri, Hernández ailesinin yaşadığı apartmanın enkazına ilk olarak depremin hemen ardından, 26 Haziran sabahı ulaştı. Ancak binanın tamamen çökmesi ve betonarme yapının adeta bir iskambil kağıdı gibi üst üste yığılması, ekiplerin ilerleyişini ciddi şekilde yavaşlattı. Venezuela Sivil Savunma Teşkilatı'ndan Albay Ricardo Fuentes, operasyonun komutasını bizzat üstlenirken, Meksika ve Küba'dan gelen özel eğitimli arama kurtarma köpeklerinin enkazın derinliklerinde canlı insan kokusu almasıyla birlikte çalışmalar adeta bir ölüm kalım mücadelesine dönüştü. Ekipler, dar tüneller açarak ve fiber optik kameralarla enkazın içini tarayarak ilerlerken, 30 Haziran sabaha karşı 03.45'te, yani depremin dördüncü gününde, önce baba Hernández'in zayıf sesini duydu.
Albay Fuentes, operasyon sonrası yaptığı basın açıklamasında, 'Baba ve oğul, çöken binanın merdiven boşluğunda sıkışmıştı. Beton bir kiriş, üzerlerine düşmeden hemen önce onları koruyan küçük bir üçgen boşluk oluşturmuş. Baba Hernández, oğlunu sürekli konuşturarak ve su ihtiyacını karşılamak için yağmur suyunu kullanarak hayatta tutmayı başarmış' dedi. Kurtarma ekipleri, baba ve oğula ulaşmak için 22 saat boyunca aralıksız çalıştı. Beton kesme makineleri ve hidrolik krikoların kullanıldığı operasyonda, enkazın her an tamamen çökme riski nedeniyle son derece hassas bir strateji izlendi. Sağlık ekipleri, kurtarma anında her ikisine de hemen damar yolu açarak sıvı takviyesi yaptı ve sedyelerle ambulanslara taşıdı.
Hastaneden ilk kareler: Baba ve oğlunun sağlık durumu
Maracaibo Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Dr. Elena Rojas, her iki hastanın da hayati tehlikesinin bulunmadığını, ancak ciddi dehidrasyon ve ezilme sendromu (crush syndrome) riski nedeniyle yoğun bakımda tutulduklarını açıkladı. Dr. Rojas, 'Baba Hernández'in sol bacağında doku hasarı var, oğlu Santiago ise sağ kolunda kırık ve kaburga çatlaklarıyla kurtuldu. Dört gün boyunca neredeyse hiç hareket edemedikleri bir alanda sıkışıp kaldıkları için kas enzimleri yükselmiş durumda, böbrek yetmezliğini önlemek için agresif sıvı tedavisi uyguluyoruz' ifadelerini kullandı. Hastane yönetimi, ailenin diğer fertlerinin depremde hayatını kaybettiği yönündeki haberleri doğrulamazken, psikolojik destek ekiplerinin devreye girdiğini bildirdi.
Altyapı çöküşü ve ekonomik krizin gölgesinde felaket yönetimi
Venezuela, son yıllarda yaşadığı derin ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle zaten kırılgan bir durumdayken, 7.3 büyüklüğündeki bu deprem ülkenin altyapısal yetersizliklerini acı bir şekilde gözler önüne serdi. Başta Maracaibo, Barquisimeto ve Mérida olmak üzere depremin vurduğu bölgelerde hastanelerin büyük bölümü ya tamamen yıkıldı ya da ağır hasar aldı. Venezuela Sağlık Bakanlığı, 2026 itibarıyla ülke genelinde devlet hastanelerinin yalnızca %35'inin tam kapasiteyle çalışabildiğini, kalanının ise ilaç ve temel tıbbi malzeme sıkıntısı çektiğini daha önce raporlamıştı. Deprem sonrası bu oranın daha da düştüğü, yaralıların spor salonları ve okullarda kurulan derme çatma sahra hastanelerinde tedavi edilmeye çalışıldığı bildiriliyor.
Devlet Başkanı Nicolás Maduro, ulusa sesleniş konuşmasında uluslararası yardım çağrısını yinelerken, 'Her zaman umudu koruruz' sözleriyle Hernández ailesinin kurtuluşuna atıfta bulundu. Ancak muhalefet liderleri, Maduro hükümetini deprem öncesinde gerekli yapı denetimlerini yapmamakla ve imar affı uygulamalarıyla kaçak yapılaşmaya göz yummakla suçluyor. Eski milletvekili ve muhalefet sözcüsü Juan Guaidó, 'Bu bir doğal afet değil, ihmal felaketidir. Yıllardır süren yolsuzluk ve denetimsizlik, bugün binlerce insanın mezarı oldu' açıklamasını yaptı. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), bölgeye acil yardım malzemeleri sevk ederken, ABD ve Avrupa Birliği'nin yaptırım politikalarının insani yardımların ulaştırılmasında lojistik engeller yarattığı belirtiliyor.
Uluslararası ekipler bölgede: Hangi ülkeler ne gönderdi?
Depremin hemen ardından Meksika, Küba, Kolombiya ve Brezilya'dan arama kurtarma ekipleri Venezuela'ya ulaştı. Özellikle 1985 ve 2017 depremlerinde büyük deneyim kazanan Meksika'nın ünlü 'Topos' (Köstebek) ekibi, enkaz altında canlı tespiti konusunda kritik rol oynuyor. Türkiye'den AFAD ve AKUT ekipleri de 28 Haziran'da bölgeye intikal ederek çalışmalara katıldı. Kızılay, bölgeye 2.000 çadır, 10.000 battaniye ve mobil mutfak üniteleri gönderirken, Türk sağlık ekipleri Maracaibo'da bir sahra hastanesi kurdu. Birleşmiş Milletler, felaketin boyutlarına dikkat çekerek üye ülkelere 150 milyon dolarlık acil yardım fonu çağrısında bulundu.
Sismik açıdan Venezuela depreminin analizi ve bölge riskleri
ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) verilerine göre, 26 Haziran 2026'da yerel saatle 08.14'te meydana gelen deprem, Güney Amerika levhası ile Karayip levhasının kesiştiği Boconó Fay Hattı üzerinde gerçekleşti. 7.3 büyüklüğündeki ana şokun ardından büyüklükleri 4.0 ila 6.1 arasında değişen 40'tan fazla artçı sarsıntı kaydedildi. Depremin odak derinliğinin yalnızca 10 kilometre olması, yüzeyde yıkıcı etkinin katlanarak artmasına neden oldu. Sismoloji uzmanları, bu tür sığ depremlerin özellikle dolgu zemin üzerine inşa edilmiş yapılar için yıkıcı sonuçlar doğurduğunu ve Maracaibo'nun büyük bölümünün göl dolgusu üzerinde yer almasının felaketin boyutlarını büyüttüğünü vurguluyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Ahmet Ercan, depremi değerlendirirken, 'Boconó Fay Hattı, Kuzey Anadolu Fay Hattı ile benzer karakteristik özellikler taşıyor. Saat yönünün tersine dönen blok hareketleriyle oluşan gerilim birikimi, yaklaşık 80 yıldır bu segmentte büyük bir deprem üretmemişti. Bu deprem, biriken enerjinin beklenen boşalımıdır' dedi. Prof. Ercan ayrıca, bölgedeki yapı stokunun büyük ölçüde deprem yönetmeliklerine uygun olmadığını ve beton kalitesinin düşüklüğünün can kaybını artırdığını belirtti. Venezuela hükümeti, 2026 yılı itibarıyla ülke genelinde kentsel dönüşüm projelerine yalnızca 2.3 milyar bolivar (yaklaşık 400 milyon dolar) bütçe ayırmıştı ki bu rakam, riskli bölgelerdeki yapı stokunun yalnızca %5'ini yenilemeye yetiyor.
Boconó Fay Hattı ve Türkiye'deki benzer risk bölgeleri
Deprem bilimciler, Venezuela'daki Boconó Fay Hattı ile Türkiye'deki Kuzey Anadolu Fay Hattı arasındaki yapısal benzerliklere dikkat çekiyor. Her iki fay hattı da sağ yönlü doğrultu atımlı karakterde ve büyük şehirlerin yakınından geçiyor. Maracaibo'nun nüfusu yaklaşık 2 milyon, depremden etkilenen bölgenin toplam nüfusu ise 8 milyonu aşıyor. Uzmanlar, özellikle İstanbul gibi büyük metropollerde yapı denetiminin hayati önemini bir kez daha vurgularken, Venezuela'daki yıkımın Türkiye için de bir uyarı niteliğinde olduğunu ifade ediyor. Kandilli Rasathanesi verilerine göre, 2026'nın ilk yarısında Türkiye genelinde 4.0 ve üzeri büyüklükte 127 deprem kaydedildi; bu sayı geçen yılın aynı dönemine göre %18 artışa işaret ediyor.
Enkaz altında geçen 96 saat: Hayatta kalma psikolojisi ve insan direnci
Uzmanlar, deprem gibi ani felaketlerde enkaz altında hayatta kalma süresinin genellikle ilk 72 saatle sınırlı olduğunu, bu sürenin aşılmasının 'mucize' olarak nitelendirildiğini belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) afet psikolojisi rehberine göre, enkaz altında kalan bireylerde ilk 24 saatte akut stres tepkisi, 48 ila 72 saat arasında dissosiyasyon (gerçeklikten kopma) ve 72 saatten sonra halüsinasyonlar görülebiliyor. Baba Hernández'in, oğlunu sürekli konuşturarak ve ona hikayeler anlatarak hem kendisinin hem de oğlunun bilinç düzeyini korumaya çalışması, hayatta kalma uzmanları tarafından 'ders kitabı niteliğinde bir strateji' olarak değerlendiriliyor.
Afet psikolojisi uzmanı Dr. María González, 'Bu tür kurtuluş hikayeleri, yalnızca kurtulanlar için değil, tüm toplum için iyileştirici bir etkiye sahiptir. Kolektif travmanın ortasında bir umut ışığı, yas sürecini kolaylaştırır ve arama kurtarma ekiplerinin motivasyonunu artırır' dedi. Venezuela Kızılhaçı, deprem bölgesinde 45 mobil psikososyal destek ünitesi kurarak, yakınlarını kaybeden ailelere ve kurtarma ekiplerine psikolojik ilk yardım hizmeti vermeye başladı. Ancak yetkililer, binlerce çocuğun ebeveynlerini kaybettiği ve refakatçisiz kaldığı yönündeki haberleri doğrularken, çocuk koruma mekanizmalarının yetersizliğine dikkat çekiyor. UNICEF, bölgede kayıp çocukların tespiti ve aile birleşimi için özel bir program başlattı.
Uzmanlardan hayati tavsiyeler: Enkaz altında ne yapmalı?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) uzmanları, Venezuela'daki kurtarma operasyonundan hareketle, enkaz altında kalma durumunda hayatta kalma şansını artıracak temel stratejileri paylaştı: Panik yapmamak ve enerjiyi korumak, düzenli nefes alıp vermek, mümkünse bir boru ya da sert bir cisimle ritmik ses çıkarmak, ağız ve burnu tozdan korumak için giysi kullanmak, varsa yakındaki su kaynaklarını değerlendirmek. Uzmanlar ayrıca, 'Enkaz altında bağırarak yardım istemek, hem enerji kaybına hem de toz yutulmasına neden olur. Bunun yerine, kurtarma ekiplerinin sesini duyduğunuzda ritmik vuruşlarla yer bildirmek çok daha etkilidir' uyarısında bulunuyor.
2026 sonrası Venezuela: Yeniden inşa süreci ve uluslararası toplumun rolü
Depremin yaralarının sarılması için başlatılan yeniden inşa süreci, Venezuela'nın kronik ekonomik sorunları nedeniyle büyük zorluklarla karşı karşıya. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, 2026 yılında Venezuela ekonomisinin yalnızca %1.2 büyümesi beklenirken, yıllık enflasyon oranı hâlâ %180 seviyesinde seyrediyor. Deprem sonrası yeniden inşa maliyetinin en az 8 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor ki bu rakam, ülkenin 2026 yılı gayri safi yurt içi hasılasının neredeyse %15'ine denk geliyor. Dünya Bankası ve Amerikan Devletleri Örgütü (OAS), Venezuela'ya uzun vadeli kredi paketleri önerirken, Maduro hükümeti şartlı yardımlar yerine doğrudan hibe ve teknik destek talep ediyor.
Mimarlar ve şehir plancıları, yeniden inşa sürecinin yalnızca yıkılan binaların aynen yapılması değil, depreme dayanıklı, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir kentsel dönüşüm fırsatı olarak görülmesi gerektiğini savunuyor. Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA), Maracaibo için deprem izolatörlü binalar ve erken uyarı sistemleri içeren bir master plan önerdi. Ancak sahadaki gerçeklik, bu ideallerin çok uzağında: Yüz binlerce insan hâlâ çadırlarda ve derme çatma barınaklarda yaşıyor, temiz su ve sanitasyon hizmetlerine erişim kritik seviyede. Dünya Sağlık Örgütü, bölgede kolera ve tifo salgını riskinin arttığını, aşılama kampanyalarının hızlandırılması gerektiğini bildiriyor. Venezuela halkı için asıl mücadele, enkazın kaldırılmasıyla değil, kaybedilen hayatların ve yıkılan şehirlerin yeniden inşasıyla başlıyor.
