Yeni Anketin Söyledikleri: Küçük Ama Anlamlı Bir Yükseliş
2026’nın ilk haftalarından gelen veriler, Başkan Trump için karmaşık bir tablo çiziyor. Reuters/Ipsos’un 17 Haziran’da yayımladığı anket, halkın %36’sının Trump’ın performansını onayladığını ortaya koydu. Bu, bir önceki aya göre yalnızca 2 puanlık bir artışa işaret ediyor; Mayıs ayında onay oranı %34 seviyesindeydi. Ancak görünen o ki, başkanın notu hâlâ İran ile yaşanan kısa ama sarsıcı savaşın gölgesinden tam olarak kurtulabilmiş değil.
Rakamların Ardındaki Seçmen Davranışı
Anketin demografik kırılımları, Cumhuriyetçi tabanın sadakatini koruduğunu, fakat bağımsız seçmenler arasında dalgalanmanın sürdüğünü gösteriyor. 2025 yılında başlayan İran merkezli çatışma sırasında onay oranı %28’e kadar gerilemişti. Savaşın 2026’nın ilk çeyreğinde resmen sona erdirilmesiyle birlikte bir toparlanma eğilimi başlasa da, savaş öncesindeki %42’lik eşiğe dönmek kolay olmayacak. Özellikle ekonomi ve dış politika alt başlıklarında iyileşme sınırlı.
Savaş Öncesi Dönem: Kayıp Zirvenin Anatomisi
Trump’ın onay oranı, ikinci başkanlık döneminin başlangıcı sayılan Ocak 2025’te %41-43 bandında seyrediyordu. O dönemde ticaret reformları ve enerji bağımsızlığı vaatleriyle ivme yakalayan başkan, İran’a yönelik askeri operasyonların başlamasıyla ilk ciddi güven sarsıntısını yaşadı. Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, iç piyasada rahatsızlığı tetikledi ve uluslararası toplumun eleştirileri de haneye eksi olarak yazıldı.
Çatışmanın Bilançosu: Sadece Askeri Değil, Siyasi
İran operasyonu nispeten kısa sürmesine ve ABD’nin teknolojik üstünlüğü sayesinde sınırlı kara harekâtıyla yürütülmesine rağmen, kamuoyundaki ‘savaş yorgunluğu’ sandığa yansımaya devam ediyor. Reuters/Ipsos’un seri anketleri, halkın %62’sinin ülkenin yanlış yönde ilerlediğini düşündüğünü gösteriyor. Dolayısıyla %36’lık onay, başkana az da olsa nefes aldırsa da, bağımsız seçmenlerin geri kazanılmasının sanıldığı kadar hızlı olmayacağını ortaya koyuyor.
Kıpırdanmanın Kaynakları: Neden Yükseliyor?
Bu 2 puanlık artış bir tesadüf değil. Beyaz Saray’ın son iki aydır uygulamaya koyduğu ‘Amerika’yı Yeniden İnşa’ paketi kapsamında altyapı projelerine hız verilmesi, işsizlik oranının Mayıs 2026’da %4,2’ye gerilemesi ve enflasyonun geçen yılki %5,8 seviyesinden %3,9’a düşmesi gibi nedenler, başkanın hanesine kısmi de olsa artı yazdı. Ayrıca, İran ile varılan kalıcı ateşkesin getirdiği belirsizlik azalması da kamuoyunda temkinli bir rahatlama yarattı.
Sessiz Toparlanmanın Kahramanı: Ekonomi Mi?
Uzmanlara göre seçmenin en büyük motivasyonu hâlâ cep yakıcı gündelik harcamalar. 2025’in son çeyreğinde benzin fiyatlarının litre başına 1,38 dolara ulaşması, memnuniyetsizliğin tavan yapmasına neden olmuştu. 2026 yazında benzinin litresi ortalama 1,08 dolar seviyesine gerileyince, orta sınıf aileler bütçelerinde hafif bir ferahlama hissetti. Bu somut iyileşme, başkanın notundaki kıpırdanmanın en güçlü açıklayıcısı olarak öne çıkıyor.
Önündeki Engeller: Kongre, Seçimler ve Bölünmüş Toplum
Trump yönetimi için asıl zorluk, Kasım 2026’da yapılacak ara seçimlere giden yolda Kongre’nin iki kanadını da kontrol edebilmek. Mevcut tabloda Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçilerin çoğunluğu kırılgan, Senato’da ise sadece iki sandalyelik bir üstünlükleri var. Başkanın onay oranındaki her yüzdelik değişim, özellikle rekabetin kıyasıya olduğu Pennsylvania, Arizona ve Georgia gibi eyaletlerde sandalye dağılımını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Muhalefetin Yükselen Sesi ve Stratejileri
Demokratlar, savaş sonrası toparlanmayı yeterince hızlı yönetemediği gerekçesiyle Trump’ı eleştirmeye devam ediyor. Yeni ortaya çıkan ‘Cephe Ötesi’ koalisyonu, savaşın maliyetinin 120 milyar doları aştığını ve bu kaynakların iç sorunlara aktarılması gerektiğini vurgulayarak genç seçmenler nezdinde ciddi bir sempati topluyor. Buna rağmen, parçalı bir muhalefet yapısı Trump’a manevra alanı sağlıyor; net bir rakibin henüz belirmemiş olması, başkanın avantajı olarak değerlendiriliyor.
Görünüm: Kırılgan İyimserlik
2026’nın ikinci yarısına girerken Trump’ın onay oranının %36’da tutunması, bir ‘başlangıç sinyali’ olarak okunabilir. Ancak istikrarlı bir yükseliş için en az iki çeyrek üst üste %38 ve üzerinde seyretmesi gerektiğini belirten siyasi analistler, başkanın önündeki en büyük riskin jeopolitik kırılganlık olduğuna dikkat çekiyor. İran’la varılan anlaşmanın uygulanış biçimi, Çin ile devam eden ticaret müzakereleri ve iklim felaketlerinin sıklığı, bu hassas dengeyi bir gecede değiştirebilir. Trump için gerçek sınav, kemer sıkmadan büyümeye geçişi seçmene hissettirebilmek. Aksi takdirde, anketlerdeki mütevazı kıpırdanma, ara seçimler öncesinde kaybolup giden bir umuda dönüşebilir.
Seçmenden Son Söz: Bekleyip Görmek
Reuters/Ipsos anketinin açık uçlu bölümünde, katılımcıların önemli bir kısmı ‘Başkanı destekliyorum ama daha fazla sonuç görmem gerek’ ifadesini paylaştı. Bu cümle, 2026 Amerika’sının ruh halini özetliyor: Bıkkın ama yersiz bir umuda da kapalı değil. Ekonomik göstergeler ve dış politikada atılacak somut adımlar, önümüzdeki aylarda onay oranının trafiğini belirleyecek. Vatandaş şimdilik, Beyaz Saray’a kredi değil, avans vermiş durumda.
