Acı Gerçek Su Yüzüne Çıktı: 32 Ziyarete Rağmen Müdahale Edilmedi
Türkiye'yi yasa boğan Kahramanmaraş okul katliamının üzerinden tam bir hafta geçerken, soruşturma dosyasındaki korkunç bir detay ülke gündemine oturdu. 15 Haziran 2026 sabahı okuluna girerek 10 kişiyi katleden ve çok sayıda kişiyi yaralayan 19 yaşındaki saldırgan İsa Aras Mersinli'nin, okul sistemine göre son iki yıl içinde tam 32 kez rehberlik ve psikolojik danışmanlık servisine resmi başvuru yaptığı tespit edildi. Bu sayı, ne kadar yalnız ve görünmez olduğu kadar, kurumsal bir körlüğün de kanıtı olarak kayıtlara geçti.
Bakanlık müfettişleri tarafından hazırlanan ön rapora göre, Mersinli'nin rehberlik servisine ilk ziyareti 2024 yılının Eylül ayında, lise son sınıfa başladığı dönemde gerçekleşti. Son kayıt ise katliamdan sadece 48 saat önce, 13 Haziran 2026 tarihine ait. Bu ziyaretler, ortalama haftada bire yakın bir sıklıkla, saldırganın ‘akut yardım çağrısı’ olarak yorumlanabilecek yoğun bir psikolojik çöküş içinde olduğunu gösteriyor.
Son İki Yılın Kronolojisi: Yardım Çığlıkları Neden Duyulmadı?
Dosyadaki bilgilere göre Mersinli, bu ziyaretlerde sık sık sosyal dışlanma, şiddetli öfke kontrol sorunları ve gelecek kaygısından bahsetti. Ancak yapılan tüm görüşmelere rağmen ne bir psikiyatri uzmanına yönlendirme yapıldı ne de durumu ailesiyle paylaşma konusunda ciddi bir adım atıldı. Rehberlik servisi, yönetmelikler gereği bir ‘kriz vakası’ tespit etmesine rağmen, okul idaresinin bu vakayı rutin bir disiplin sorunu olarak gördüğü ve sosyal medyadaki şiddet içerikli paylaşımlarının göz ardı edildiği iddia ediliyor. Eğitim-Sen Kahramanmaraş Şubesi, bu tabloyu ‘rehberlik hizmetlerinin kâğıt üstünde kaldığının en acı örneği’ olarak nitelendirdi.
Sistemin Anatomisi: Rehberlik Servisleri Neden İşlevsiz Kaldı?
Kahramanmaraş'ta yaşanan bu trajedi, Türkiye'deki okul rehberlik sisteminin yapısal sorunlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Türk PDR Derneği'nin 2025 verilerine göre Türkiye genelinde bir okul psikolojik danışmanına düşen öğrenci sayısı ortalama 1.200 iken, bu oran Kahramanmaraş’ta 1.800’ü buluyor. Uzmanlar, bu yoğunluğun danışmanların her öğrenciye yeterli zaman ayıramamasına ve derinlemesine psikolojik tahlil yapamamasına yol açtığını belirtiyor. 32 kez kapıyı çalan bir öğrencinin sadece ‘dinlenmiş’ olması, ancak profesyonel bir sağlık kuruluşuna sevk edilmemesi, sistemin sadece bireysel bir ihmal değil, kurumsal bir çöküş olduğunu kanıtlıyor.
Olayın ardından Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde başlatılan idari soruşturmada, okul müdürü ve rehber öğretmen açığa alındı. Ancak kamuoyundaki asıl tartışma, rehber öğretmenlerin yetki sınırlarına odaklanmış durumda. Mevcut mevzuata göre bir rehber öğretmen, ailenin onayı olmadan öğrenciyi bir psikiyatriste yönlendiremiyor. 2026 yılı itibarıyla hâlâ yürürlükte olan bu kural, uzmanlara göre acil vakalarda danışmanların elini kolunu bağlıyor.
Uzman Görüşü: 32 Ziyaret, Açık Bir Tehlike Alarmıydı
Adli psikolog Dr. Deniz Arman, dosyaya dair yaptığı değerlendirmede, “Bir öğrencinin 32 kez rehberliğe gitmesi, ‘Merhaba demek’ değildir; bu, kelimenin tam anlamıyla bir çığlıktır. Hele ki bu ziyaretlerin sonuncusu olaydan sadece iki gün önceyse, burada göz göre göre gelen bir felaketten söz ediyoruz. Rehberlik kayıtları, öğrencinin şiddet fantezileri kurduğunu gösteriyorsa, bu artık bir eğitim sorunu değil, adli bir güvenlik sorunudur. Sistem, rehber öğretmeni yalnız bırakmıştır,” ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş'ta Yas ve Öfke: Veliler Hesap Soruyor
Saldırının gerçekleştiği okulun önü hâlâ karanfil ve oyuncaklarla dolu. Hayatını kaybeden 10 kişiden 7'sinin çocuk ve öğretmen olduğu kentte, öfke dinmek bilmiyor. Veliler ve sivil toplum kuruluşları, ‘32 Ziyaret 10 Can’ pankartlarıyla okul önünde toplanarak, okul idaresi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Aileler, “Eğer bir çocuk bu kadar yardım istiyorsa ve hâlâ eli boş dönüyorsa, bu devletin çocuklarımızı koruyamadığının itirafıdır,” diyerek isyan etti.
Saldırgan İsa Aras Mersinli'nin yakın çevresinden alınan ifadeler ise portreyi daha da karanlık hale getiriyor. Arkadaşları, Mersinli'nin özellikle son altı aydır tamamen içine kapandığını ve “Kimse beni anlamıyor, herkes bana düşman” dediğini belirtiyor. Bu ifadeler, rehberlik servisindeki kayıtlarla örtüşürken, saldırganın dijital ayak izlerinde de benzer karanlık söylemler bulundu. Tüm bu verilere rağmen sürecin işletilmemesi, akıllara güvenlik zafiyetinden öte bir ‘ihmal zinciri’ olduğu gerçeğini getiriyor.
Acil Eylem Planı Talebi: Reform Şart
Eğitim sendikaları ve Türk Psikologlar Derneği, hükûmete acil bir eylem planı çağrısında bulundu. Talepler arasında okullardaki psikolojik danışman sayısının ivedilikle artırılması, ‘Tehlike arz eden öğrenci’ protokolünün netleştirilmesi ve rehber öğretmenlere ihtiyaç halinde doğrudan sağlık kuruluşlarına bildirim yapabilme yetkisi verilmesi yer alıyor. 2026 yılı eğitim bütçesinde rehberlik hizmetlerine ayrılan payın artırılması konusunda siyasi partiler arasında da kısmi bir mutabakat oluştu. Ancak Kahramanmaraş'ta kaybedilen 10 can, bu reformun ne kadar geç kalındığını acı bir şekilde hatırlatıyor. Unutulmaması gereken soru şu: Bu 32 ziyaret, aslında ‘Beni durdurun’ diyen 32 çığlık mıydı?
