Akışa DönHaberler

F-35 kapısı aralanıyor: ABD'li üst düzey isimden NATO Zirvesi çıkışı

ABD Temsilciler Meclisi'nin etkili Cumhuriyetçi üyesi Mike Turner, Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşü için NATO Ankara Zirvesi'nde kritik görüşmeler…

7 dk okuma0 görüntüleme0 beğeniMefico News Editörü·
Aa
F-35 kapısı aralanıyor: ABD'li üst düzey isimden NATO Zirvesi çıkışı

Ankara Zirvesi'nde kritik dönüm noktası

NATO'nun 2026 yılının en kritik toplantılarından birine ev sahipliği yapan Ankara, sadece ittifakın geleceğini değil, Türkiye'nin uzun süredir askıda olan F-35 programına dönüş umutlarını da yeniden canlandırdı. ABD Temsilciler Meclisi'nin kıdemli Cumhuriyetçi üyesi ve Stratejik Kuvvetler Alt Komitesi Başkanı Mike Turner, zirve marjında yaptığı açıklamada, 'Türkiye'nin F-35 ailesine geri dönmesi için artık çok daha somut bir zemin var' ifadelerini kullandı. Bu sözler, 2019 yılında Türkiye'nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın almasıyla başlayan ve Türk savunma sanayisini derinden etkileyen krizde yeni bir sayfa açılabileceğinin en güçlü sinyali olarak yorumlandı.

Turner'ın açıklamalarına göre, zirve sırasında Türk ve Amerikan heyetleri arasında gerçekleşen gayriresmi görüşmelerde, S-400 sistemlerinin operasyonel statüsü ve konuşlandırma koşullarına dair yeni bir teknik çerçeve ele alındı. Washington'da uzun süredir dile getirilen 'ya S-400 ya F-35' şeklindeki katı tutumun yerini, daha esnek ve katmanlı bir çözüm arayışının aldığı belirtiliyor. Özellikle Ukrayna savaşının Avrupa güvenlik mimarisinde yarattığı deprem ve Türkiye'nin Karadeniz'deki stratejik ağırlığı, Amerikan karar alıcılarını Ankara ile bu kritik dosyayı yeniden masaya yatırmaya itmiş görünüyor.

Mike Turner'ın rolü ve Kongre dinamikleri

ABD Kongresi'nde savunma bütçeleri ve silah ihracatı üzerinde doğrudan yetkiye sahip olan Mike Turner, geçmişte Türkiye'ye F-35 satışına mesafeli yaklaşan isimler arasında yer alıyordu. Ancak 2026 yılı itibarıyla değişen jeopolitik dengeler ve NATO'nun güney kanadındaki istikrarsızlık, bu pozisyonun gözden geçirilmesini zorunlu kıldı. Turner, Ankara'daki temaslarında Türk mevkidaşlarına, 'Kongre'deki endişelerin tamamen giderilmesi için S-400 konusunda şeffaf ve denetlenebilir bir mekanizmanın şart olduğunu' iletti.

Bu noktada, Pentagon kaynaklarından sızan bilgiler, Türkiye'nin S-400 bataryalarını aktif olarak kullanmama ve belirli bir coğrafi bölgede konuşlandırma konusunda daha önce verdiği taahhütleri güncellemeye hazır olduğunu gösteriyor. Hatta bazı iddialar, sistemin NATO standartlarına uygun şekilde izole edilmesi ve Amerikalı teknik ekiplerin periyodik denetimine açılması gibi yaratıcı çözümleri içeriyor. Bu formül, Yunanistan ve Fransa gibi Türkiye'nin F-35 edinmesine tarihsel olarak itiraz eden müttefiklerin de direncini kırmak için tasarlanmış gibi görünüyor.

Türk savunma sanayisi için ikinci perde

Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması, yerli savunma sanayisi için hem büyük bir darbe hem de beklenmedik bir motivasyon kaynağı olmuştu. Programın tedarik zincirinde kritik parçalar üreten Türk şirketleri, 2019'daki ihraçla birlikte milyarlarca dolarlık iş hacmini kaybetti. Ancak bu süreç, KAAN Milli Muharip Uçağı projesinin hızlanmasına ve yerli motor, aviyonik sistemler konusunda ciddi yatırımlar yapılmasına yol açtı. 2026 yılına gelindiğinde, KAAN'ın ilk prototiplerinin başarılı test uçuşları tamamlanmış durumda, ancak seri üretim ve operasyonel kabiliyet için hala zamana ihtiyaç var.

İşte tam bu noktada, F-35'lerin Türk Hava Kuvvetleri envanterine geri dönme ihtimali, stratejik bir boşluğu doldurma potansiyeli taşıyor. Türk savunma kaynakları, özellikle Yunanistan'ın F-35 teslimatlarına başlaması ve İsrail'in bölgedeki hava üstünlüğünü pekiştirmesi karşısında, Türkiye'nin 5. nesil savaş uçağı açığının giderek büyüdüğüne dikkat çekiyor. F-35 programına dönüş, sadece 100'den fazla uçağın satın alınmasını değil, aynı zamanda Türk sanayisinin yeniden küresel tedarik zincirine entegre olmasını da sağlayacak.

Ekonomik boyut ve teknoloji transferi

Programın ekonomik boyutu da en az askeri tarafı kadar kritik. Orijinal planda Türkiye, F-35 programının 3. seviye ortağı olarak gövde üretimi ve motor parçaları dahil birçok alanda söz sahibiydi. Bu ortaklık statüsünün geri kazanılıp kazanılamayacağı belirsizliğini koruyor. Bazı analistler, Türkiye'nin artık sadece bir alıcı ülke konumuna indirgenebileceğini, eski üretim haklarının çoktan diğer ortak ülkelere dağıtıldığını savunuyor. Buna karşın, Türk savunma sanayisinin son beş yılda İHA ve SİHA teknolojilerinde kat ettiği mesafe, masaya otururken elini güçlendiren en önemli faktör olarak öne çıkıyor.

S-400 krizi nasıl aşılacak?

Krizin merkezinde yer alan S-400 sistemleri, halen Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunuyor ancak operasyonel statüsü konusunda resmi bir açıklama yapılmış değil. ABD'nin CAATSA yaptırımları kapsamında Türk savunma sanayisine getirdiği kısıtlamalar büyük ölçüde devam ediyor, ancak 2025 yılında bazı alt bileşenler için verilen muafiyetler, buzların çözülmeye başladığının işareti olarak görülmüştü. Turner'ın açıklamaları, bu muafiyetlerin F-35 programını da kapsayacak şekilde genişletilebileceği beklentisini doğurdu.

Uzmanlar, en olası senaryonun 'Yunanistan modeli' olarak adlandırılabilecek bir çözüm olduğunu belirtiyor. Bu modele göre Türkiye, S-400'leri tamamen elden çıkarmak yerine, NATO'nun ortak hava savunma mimarisine entegre olmayacak şekilde, bağımsız bir ulusal savunma unsuru olarak muhafaza edebilir. Karşılığında ise F-35'lerin yazılım ve sensör paketlerinin, S-400'lerin radar frekanslarına karşı özel olarak güçlendirilmiş versiyonlarının Türkiye'ye teslim edilmemesi gibi teknik kısıtlamalar getirilebilir. Bu hassas denge, her iki tarafın da kamuoyu önünde 'geri adım atmış' görünmeden krizden çıkmasına olanak tanıyabilir.

NATO'nun güney kanadında yeni denklem

İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya katılım sürecinde Türkiye'nin oynadığı yapıcı rol ve 2026 yılı itibarıyla ittifakın Rusya karşısındaki caydırıcılık stratejisinde Ankara'nın vazgeçilmez konumu, F-35 pazarlığının arka planını oluşturuyor. Orta Doğu'daki istikrarsızlık, Suriye ve Irak'taki terörle mücadele operasyonları ve Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti, Türkiye'nin hava gücünü modernize etmesini sadece Ankara için değil, tüm NATO için stratejik bir öncelik haline getirmiş durumda.

Ankara'dan Washington'a uzanan diplomasi trafiği

2026 yılının ilk yarısında Ankara ile Washington arasında savunma konularında yoğun bir diplomasi trafiği yaşandı. Şubat ayında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Washington ziyareti, Nisan ayında ise CIA Direktörü'nün Ankara temasları, F-35 konusunun üst düzey gündem maddeleri arasında olduğunu göstermişti. Ancak Mike Turner gibi Kongre'de doğrudan bütçe ve ihracat onayı yetkisine sahip bir ismin bu kadar net konuşması, sürecin artık teknik görüşmelerden siyasi karar aşamasına geçtiğine işaret ediyor.

Türk Dışişleri yetkilileri konuya temkinli iyimser yaklaşıyor. 'Henüz alınmış nihai bir karar yok, ancak müzakereler olumlu bir atmosferde ilerliyor' mesajı veriliyor. Savunma Sanayii Başkanlığı ise KAAN projesine paralel olarak F-35 tedarikinin, Türk Hava Kuvvetleri'nin 2030'lu yıllardaki yapılanması için tamamlayıcı bir rol oynayacağını değerlendiriyor. Özellikle Deniz Kuvvetleri'nin amfibi hücum gemisi TCG Anadolu için planlanan dikey iniş-kalkış kabiliyetli F-35B versiyonunun akıbeti de merak konusu. Gemi şu anda İHA ve SİHA'larla görev yapıyor, ancak F-35B'ler ile tam kapasiteye ulaşması, Türk Deniz Kuvvetleri'ne oyun değiştirici bir güç projeksiyonu sağlayacak.

2026 sonrası için yol haritası

Önümüzdeki süreçte en kritik takvim, ABD Kongresi'nin 2027 Mali Yılı Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) görüşmeleri olacak. Eğer Türkiye ile ilgili yaptırım muafiyetleri ve F-35 satışına yeşil ışık yakan maddeler bu yasaya eklenirse, 2027 yılı başından itibaren resmi sürecin başlayabileceği öngörülüyor. Türkiye'nin ilk etapta 40 adet F-35A ve 20 adet F-35B siparişi verebileceği, teslimatların ise 2029-2032 yılları arasında gerçekleşebileceği konuşuluyor. Bu takvim, KAAN'ın seri üretime geçiş süreciyle de uyumlu bir geçiş dönemi sunarak, Türk Hava Kuvvetleri'nin 5. nesil dönüşümünü sorunsuz tamamlamasını sağlayabilir.

⚙️ Bu içerik yapay zeka asistanı tarafından hazırlanmış ve Mefico News editörü tarafından denetlenmiştir.