Akışa DönHaberler

İklim krizi sağlıkta yeni cephe: Karangmalang'da dirençli hizmet dönemi

Endonezya'nın Yogyakarta kentindeki Karangmalang toplumu, iklim değişikliğinin sağlık altyapısı üzerindeki tehditlerine karşı güvenli su, sanitasyon ve atık…

7 dk okuma0 görüntüleme0 beğeniMefico News Editörü·
Aa
İklim krizi sağlıkta yeni cephe: Karangmalang'da dirençli hizmet dönemi

Endonezya'nın Cava Adası'nda yer alan Yogyakarta kentindeki Karangmalang bölgesi, iklim değişikliğinin sağlık sistemleri üzerindeki yıkıcı etkilerine karşı sessiz bir devrime sahne oluyor. Sağlık ocakları ve klinikler, artık sadece hastalıklarla değil, aynı zamanda su baskınları, kuraklık ve altyapı çöküşleriyle de mücadele etmek zorunda. Bölgede başlatılan yeni program, bu çok katmanlı tehdidi göğüslemek için tasarlandı.

Kırılgan altyapı ve iklimin sağlığa çifte darbesi

Karangmalang'daki sağlık tesisleri, uzun yıllardır güvenilmez su kaynakları ve yetersiz atık yönetimiyle boğuşuyordu. Muson yağmurları sırasında kanalizasyon sistemlerinin taşması, temiz su şebekesini kirleterek kolera ve tifo gibi su kaynaklı hastalıkların yayılmasına zemin hazırlıyordu. Kurak mevsimde ise su kıtlığı, temel hijyen uygulamalarını imkânsız hale getiriyor, ameliyathane sterilizasyonundan el yıkamaya kadar her aşamada risk oluşturuyordu.

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) 2026 başında yayımladığı rapora göre, Güneydoğu Asya'daki sağlık tesislerinin yaklaşık yüzde 40'ı temel su hizmetlerinden yoksun. Endonezya, bu tablonun en kritik örneklerinden birini oluşturuyor. Karangmalang'daki durum, iklim değişikliğinin bu yapısal sorunları nasıl katladığını gözler önüne seriyor; artan aşırı hava olayları, zaten zayıf olan sistemleri tamamen işlevsiz bırakma potansiyeli taşıyor.

Sağlık çalışanları ve hastalar üzerindeki somut etkiler

Bölgedeki bir toplum sağlığı merkezinde görev yapan ebe Sari Dewi, geçtiğimiz yıl yaşanan sel felaketinde doğumhane katının sular altında kaldığını ve jeneratörün devre dışı kaldığını anlatıyor. 'Hastaları üst kata taşımak zorunda kaldık, ancak steril ekipmanımızın çoğu kullanılamaz hale gelmişti' diyen Dewi, bu tür olayların artık yılda birkaç kez tekrarlandığını belirtiyor. Bu ifade, iklim dirençli sağlık hizmetlerinin neden bir lüks değil, zorunluluk olduğunu çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.

Karangmalang'da inşa edilen yeni direnç modeli

Endonezya Sağlık Bakanlığı ve uluslararası ortakların desteğiyle hayata geçirilen proje, üç temel ayak üzerinde yükseliyor: güvenli su temini, iklim koşullarına dayanıklı sanitasyon altyapısı ve etkin tıbbi atık yönetimi. Sağlık ocaklarının çatılarına kurulan yağmur suyu toplama sistemleri, yer altı su seviyesinin düştüğü dönemlerde dahi kesintisiz su sağlıyor. Aynı zamanda, güneş enerjisiyle çalışan su arıtma üniteleri, şebeke elektriği olmasa bile içme suyu kalitesini garanti altına alıyor.

Atık yönetimi cephesinde ise devrim niteliğinde bir adım atıldı. Daha önce açık alanlarda yakılan veya gelişigüzel gömülen tıbbi atıklar için, buharla sterilizasyon yapabilen otoklav sistemleri devreye alındı. Bu sistemler, enfekte atıkların yer altı sularına karışmasını engellerken, aynı zamanda sera gazı salımını da azaltıyor. Proje koordinatörü Dr. Budi Santoso, 'Bu sadece bir altyapı yatırımı değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümü' diyerek, personelin atık ayrıştırma ve su tasarrufu konusunda aldığı eğitimlerin altını çiziyor.

Toplum temelli erken uyarı ve katılım mekanizmaları

Modelin belki de en yenilikçi yanı, toplumu pasif faydalanıcı olmaktan çıkarıp aktif bir izleme ağına dönüştürmesi. Mahalle gönüllüleri, cep telefonu uygulaması üzerinden su kalitesi, atık birikimi ve sel riski hakkında anlık veri sağlıyor. Bu kitle kaynaklı veriler, sağlık tesislerinin yöneticilerine olası bir krizi önceden haber veriyor. Örneğin, yukarı havzadaki bir kirlilik ihbarı, aşağıdaki kliniğin su alımını geçici olarak durdurmasını sağlayarak salgın riskini bertaraf edebiliyor.

Küresel sağlık güvenliği açısından Karangmalang'ın anlamı

Karangmalang'daki dönüşüm, yalnızca yerel bir başarı hikâyesi olarak kalmıyor; iklim krizinin sağlık boyutuna dair küresel tartışmalara da somut bir veri noktası sunuyor. 2025 yılında Dubai'de düzenlenen COP30 İklim Zirvesi'nde, sağlık sistemlerinin iklim direncinin artırılması için gelişmekte olan ülkelere yıllık 30 milyar dolarlık bir fon aktarılması taahhüt edilmişti. Karangmalang projesi, bu fonların yerinde ve etkin kullanıldığında ne tür sonuçlar doğurabileceğinin canlı bir kanıtı olarak öne çıkıyor.

Uzmanlar, bu tür yerel modellerin ölçeklenebilirliğini tartışıyor. Londra merkezli Uluslararası Çevre ve Kalkınma Enstitüsü'nden (IIED) iklim sağlığı uzmanı Dr. Hannah Reid, 'Karangmalang'ın başarısı, teknolojiden çok toplumsal sahiplenme ve yerel yönetişimde yatıyor' diyor. Reid'e göre, pahalı altyapı yatırımlarından ziyade, mevcut kaynakların akıllıca yönetimi ve toplum katılımı, düşük gelirli ülkeler için daha sürdürülebilir bir yol haritası çiziyor.

Finansman açığı ve önümüzdeki engeller

Bütün bu olumlu tabloya rağmen, projenin önünde ciddi finansman engelleri bulunuyor. Güneş panellerinin bakımı, otoklavların yedek parça ihtiyacı ve eğitim programlarının sürekliliği için yıllık yaklaşık 500 bin dolar gerekiyor. Endonezya hükümeti bütçenin yarısını karşılarken, kalan kısım uluslararası bağışlara bağımlı. Küresel ekonomik durgunluğun yardım bütçelerini kıstığı bir dönemde, bu tür projelerin sürdürülebilirliği belirsizliğini koruyor.

Türkiye ve gelişmekte olan ülkeler için çıkarılacak dersler

Türkiye, iklim değişikliğinin sağlık altyapısı üzerindeki etkileri konusunda Karangmalang'dan önemli dersler çıkarabilir. Özellikle Karadeniz Bölgesi'nde artan sel felaketleri ve Güneydoğu Anadolu'da derinleşen kuraklık, Türkiye'deki sağlık tesislerini de benzer tehditlerle karşı karşıya bırakıyor. Sağlık Bakanlığı'nın 2026 yılı başında açıkladığı 'İklim Dirençli Sağlık Sistemi Eylem Planı', Karangmalang benzeri toplum temelli izleme sistemlerini pilot bölgelerde test etmeyi öngörüyor.

Türk bilim insanları, Endonezya modelinin yerelleştirilmesi gerektiğini vurguluyor. İstanbul Teknik Üniversitesi'nden çevre mühendisi Prof. Dr. Ayşe Kocaman, 'Bizdeki deprem riski, Endonezya'daki volkanik tehditlerle benzeşiyor; ancak su yönetimi ve atık altyapısı bağlamında farklı önceliklerimiz var' diyor. Kocaman'a göre, Türkiye'nin güneş enerjisi potansiyeli, Karangmalang'daki enerji bağımsızlığı modelini daha da ileri taşıyabilir. Öte yandan, Türkiye'deki güçlü devlet hastanesi ağı, toplum katılımı mekanizmalarının kurulmasını Endonezya'daki dağınık birinci basamak sistemine kıyasla hem kolaylaştırabilir hem de bürokratik engeller çıkarabilir.

2026 ve sonrası için öngörüler

Önümüzdeki beş yıl içinde, Karangmalang modelinin Endonezya genelinde 200'den fazla sağlık tesisine yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bu genişleme, iklim dirençli sağlık hizmetlerinin maliyet-etkinliği konusunda kritik veriler sağlayacak. Başarılı olması halinde, Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankası gibi kuruluşların, benzer projeleri Afrika ve Güney Asya'da finanse etmek için şimdiden hazır bekleyen kredi paketlerini serbest bırakması bekleniyor. Karangmalang, küçük bir mahalle ölçeğinde başlayan bu dönüşümün, küresel sağlık politikalarını şekillendirme potansiyelini fazlasıyla taşıyor.