Akışa DönHaberler

Çin'de tayfun kabusu: 900 kobra sel sularına karıştı, köylüler evlere kapatıldı

Çin'in Guangxi bölgesinde etkili olan tayfun nedeniyle bir yılan çiftliğinden kaçan 900'den fazla zehirli kobra, bölge halkını alarma geçirdi. Yetkililer, sel…

7 dk okuma0 görüntüleme0 beğeniMefico News Editörü·
Aa
Çin'de tayfun kabusu: 900 kobra sel sularına karıştı, köylüler evlere kapatıldı

Çin'in güneyinde yer alan Guangxi Zhuang Özerk Bölgesi'nde etkili olan Prapiroon Tayfunu, yalnızca sel felaketine değil, aynı zamanda korku dolu bir sürüngen istilasına da yol açtı. Nanning kentine bağlı Wuming bölgesindeki bir ticari yılan çiftliğinin duvarlarının sel sularıyla yıkılması sonucu, aralarında ölümcül zehre sahip Çin kobralarının da bulunduğu 900'den fazla yılan çevreye yayıldı. 11 Temmuz 2026 itibarıyla bölgede yürütülen arama kurtarma ve itlaf çalışmaları sürerken, yerel yönetim halka sokağa çıkmama çağrısı yaptı.

Olay, 8 Temmuz 2026'da Prapiroon Tayfunu'nun Guangxi kıyılarını vurmasıyla başladı. Saatte 120 kilometre hıza ulaşan rüzgarlar ve 24 saatte metrekareye düşen 300 milimetreyi aşan yağış, bölgedeki dere ve nehirlerin taşmasına neden oldu. Wuming'deki çiftliğin koruma duvarları, gece saatlerinde artan su basıncına dayanamayarak çöktü. Çiftlik sahibi Bay Zhang, yetkililere verdiği ifadede, tesiste çoğunluğu Çin kobrası (Naja atra) olmak üzere 2.000'in üzerinde yılan bulunduğunu, kaçanların sayısının ise en az 900 olduğunu belirtti.

Ölümcül bir tehdit: Çin kobrasının özellikleri ve insan sağlığına riskleri

Çin kobrası, Asya kıtasının en zehirli yılan türlerinden biri olarak biliniyor. Yetişkin bir bireyin boyu 1,2 ila 1,5 metre arasında değişirken, karakteristik olarak tehdit altında hissettiğinde boynunu genişleterek kobra duruşu alıyor. Zehri, sinir sistemine saldıran güçlü nörotoksinler ve doku hasarına yol açan sitotoksinler içeriyor. Bir ısırıkta enjekte edilen zehir miktarı, yetişkin bir insanı dakikalar içinde solunum yetmezliğinden öldürebilecek düzeyde. Guangxi Tıp Üniversitesi'nden Profesör Li Wei, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Bu yılanların sel sularıyla yerleşim alanlarına taşınması, özellikle çocuklar ve yaşlılar için büyük tehlike oluşturuyor. Panzehir stoklarımız sınırlı ve lojistik aksaklıklar nedeniyle kırsal bölgelere ulaştırılması zaman alabilir' ifadelerini kullandı.

Bölgedeki hastaneler, olası yılan ısırığı vakalarına karşı teyakkuza geçirildi. Nanning Merkez Hastanesi Acil Servis Şefi Dr. Chen Xiu, 2025 yılında bölgede 200'ün üzerinde yılan ısırığı vakası kaydedildiğini, bunların 15'inin ölümle sonuçlandığını hatırlatarak, mevcut durumun çok daha vahim sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Çin kobrası, tarım arazilerinde ve su kenarlarında yaşamayı seven bir tür olduğu için, sel sularının çekilmesiyle birlikte pirinç tarlaları ve sulama kanallarında gizlenme ihtimali yüksek. Bu da çiftçiler için günlük yaşamı adeta bir ölüm kalım mücadelesine dönüştürüyor.

Tarım bölgelerinde sessiz tehlike: Çiftçiler endişeli

Wuming bölgesi, Çin'in önemli pirinç ve şeker kamışı üretim merkezlerinden biri. Temmuz ayı, hasat sezonunun başlangıcına denk geliyor. Tarlalarına gitmek zorunda olan çiftçiler, görünmez bir düşmanla karşı karşıya. 52 yaşındaki çeltik üreticisi Huang Feng, bölgeden bildiren muhabirimize verdiği demeçte, 'Dün tarlamın kenarında iki yılan gördüm. Hemen geri döndüm. Yetkililer bize koruyucu çizme ve eldiven dağıttı ama bu yeterli değil. Her adımımızda ölüm korkusu yaşıyoruz' dedi. Yerel yönetim, tarım işçilerine yönelik ücretsiz panzehir dağıtımına başlarken, tarlalara girişlerde yılan kontrol noktaları oluşturuldu.

Çin'de yılan çiftliği ekonomisi ve karanlık yüzü

Çin'de yılan yetiştiriciliği, özellikle güney eyaletlerinde milyarlarca dolarlık bir endüstri haline gelmiş durumda. Geleneksel Çin tıbbında yılan zehri, kanı ve safrası; romatizma, iktidarsızlık ve cilt hastalıkları gibi pek çok rahatsızlığın tedavisinde kullanılıyor. Ayrıca yılan eti, özellikle Guangdong ve Guangxi mutfaklarında lezzetli bir gıda maddesi olarak kabul görüyor. Çin Tarım Bakanlığı'nın 2025 verilerine göre, ülkede kayıtlı 1.200'ün üzerinde ticari yılan çiftliği bulunuyor ve bu tesisler yılda yaklaşık 3 milyon yılan üretiyor. Sektörün yıllık cirosunun 1,5 milyar doları aştığı tahmin ediliyor.

Ancak bu kazançlı endüstrinin düzenlenmesi konusunda ciddi boşluklar mevcut. 2020 yılında COVID-19 salgınının ardından yaban hayvanı ticaretine getirilen kısıtlamalar, yılan çiftliklerini de etkilemiş, ancak denetimlerin gevşekliği nedeniyle birçok tesis standartların altında faaliyet göstermeye devam etmişti. Wuming'deki çiftliğin de 2024 yılında yapılan bir denetimde sel riski konusunda uyarıldığı, ancak gerekli önlemlerin alınmadığı ortaya çıktı. Çevre aktivistleri, bu tür tesislerin hem hayvan refahı hem de halk sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturduğunu yıllardır dile getiriyor.

Yaban hayatı ve ekolojik denge üzerindeki etkiler

Kaçan yılanlar yalnızca insanlar için değil, bölgenin hassas ekosistemi için de tehdit oluşturuyor. Guangxi, dünyanın en zengin biyolojik çeşitliliğine sahip bölgelerinden biri. Çin kobrası gibi istilacı bir avcının kontrolsüz şekilde yayılması, yerel kurbağa, kertenkele ve küçük memeli popülasyonlarını hızla tüketebilir. Guangxi Üniversitesi'nden ekolojist Dr. Zhang Ming, 'Bu yılanların doğaya salınması, besin zincirinde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir. Üstelik sel suları, yılanları normalde ulaşamayacakları izole habitatlara taşıdı. Önümüzdeki aylarda bölgedeki biyoçeşitlilik kaybını ölçmek için kapsamlı bir araştırma başlatacağız' açıklamasında bulundu.

Yetkililerin müdahalesi ve kurtarma operasyonunun perde arkası

Olayın duyulmasının ardından Guangxi Acil Durum Yönetimi Departmanı, bölgeye 200'den fazla personel ve 50 araçtan oluşan bir ekip sevk etti. Operasyon, yılan uzmanları, zehir bilimciler ve itfaiye ekiplerinin koordineli çalışmasıyla yürütülüyor. Ekipler, termal kameralar ve yılan yakalama kancalarıyla donatılmış durumda. Operasyonun ilk 72 saatinde yaklaşık 300 yılanın yakalandığı veya itlaf edildiği bildirildi. Ancak bölgenin yoğun bitki örtüsü ve çeltik tarlalarının genişliği, arama çalışmalarını son derece zorlaştırıyor. Yetkililer, kaçan yılanların tamamının bulunmasının haftalar hatta aylar sürebileceğini kabul ediyor.

Yerel yönetim, halkı bilinçlendirmek için WeChat ve Douyin (Çin'in popüler sosyal medya platformları) üzerinden canlı yayınlar yapıyor. Bu yayınlarda, yılan ısırığı durumunda yapılması gereken ilk yardım adımları anlatılıyor: Isırılan bölgenin kalp seviyesinin altında tutulması, sıkı bandaj uygulanması ve en yakın sağlık kuruluşuna hızla ulaşılması. Ayrıca, yılan görüldüğünde kesinlikle müdahale edilmemesi ve hemen 119 (Çin'de itfaiye ve acil durum hattı) aranması konusunda uyarılar yapılıyor. Bölge sakinlerine, evlerinin etrafına kükürt tozu dökmeleri ve kapı altlarını sıkıca kapatmaları tavsiye edildi.

Tazminat ve hukuki süreç başlıyor

Çiftlik sahibi Bay Zhang, olayın ardından gözaltına alındı. Çin yasalarına göre, 'kamu güvenliğini tehlikeye atma' suçundan 10 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya. Ayrıca, bölge sakinlerinin uğradığı maddi ve manevi zararlar için toplu dava açılması gündemde. Wuming Halk Mahkemesi, mağdurların başvurularını toplamaya başladı. Bir yandan da çiftliğin faaliyet lisansı iptal edildi ve bölgedeki tüm yılan çiftliklerinde acil güvenlik denetimi başlatıldı. Bu olay, Çin'deki ticari vahşi hayvan yetiştiriciliğine yönelik mevzuatın yeniden gözden geçirilmesi için bir dönüm noktası olabilir.

Küresel ısınma ve artan doğal afet riskleri: Benzer olaylar kapıda mı?

Prapiroon Tayfunu, 2026 yılında Güney Çin Denizi'nde oluşan üçüncü büyük fırtına. İklim bilimciler, küresel ısınma nedeniyle deniz suyu sıcaklıklarının artmasının, tayfunların şiddetini ve sıklığını artırdığını belirtiyor. Dünya Meteoroloji Örgütü'nün 2026 raporuna göre, Asya-Pasifik bölgesinde kategori 4 ve üzeri tayfunların sayısı son 10 yılda yüzde 30 arttı. Bu durum, yalnızca Çin'de değil, benzer ticari hayvan yetiştirme tesislerinin bulunduğu Vietnam, Tayland ve Endonezya gibi ülkelerde de benzer felaketlerin yaşanabileceği endişesini doğuruyor.

Uzmanlar, bu tür olayların önüne geçmek için ticari sürüngen çiftliklerinin sel yataklarından uzak bölgelere taşınması, yapısal güçlendirme standartlarının yükseltilmesi ve acil durum tahliye protokollerinin oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Guangxi'deki olay, doğal afetler ile insan eliyle yaratılan risklerin birleştiğinde nasıl öngörülemez felaketlere yol açabileceğinin çarpıcı bir örneği olarak tarihe geçti. Bölge halkı ise sel sularının tamamen çekilmesini ve hayatın normale dönmesini beklerken, akıllarda tek bir soru yankılanıyor: Acaba kaç yılan hâlâ dışarıda?

⚙️ Bu içerik yapay zeka asistanı tarafından hazırlanmış ve Mefico News editörü tarafından denetlenmiştir.