İzmir'in Çiğli ilçesinde belediye, kasasındaki nakit sıkışıklığını aşmak için gözünü gayrimenkul portföyüne dikti. Toplam muhammen bedeli 291 milyon 200 bin lira olan 4 taşınmaz, 15 Temmuz 2026 tarihinde açık artırma usulüyle satılacak. Bu karar, CHP'li ilçe belediyelerinin son bir yılda hız kazanan varlık satış stratejisinin en somut adımlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Edinilen bilgilere göre, satışa çıkarılan taşınmazlar arasında ticari imarlı arsalar ve belediyenin atıl durumdaki hizmet binaları yer alıyor. Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, geçtiğimiz ay yaptığı bir açıklamada, 'Mali disiplini sağlamak ve hizmet kalitesini korumak zorundayız. Atıl varlıkları ekonomiye kazandırarak borç stokumuzu azaltmayı hedefliyoruz' ifadelerini kullanmıştı. Belediyenin 2025 yılı sonu itibarıyla toplam borcunun 800 milyon lirayı aştığı tahmin ediliyor.
İzmir genelinde CHP'li belediyelerin benzer adımlar attığı görülüyor. Karşıyaka Belediyesi mart ayında 3 taşınmazını 180 milyon liraya, Karabağlar Belediyesi ise nisan ayında 2 arsasını 95 milyon liraya satışa çıkarmıştı. Yerel yönetim uzmanları, bu satışların geçici bir rahatlama sağlasa da yapısal reformlar yapılmadığı sürece sorunun kronikleşeceğini vurguluyor.
Çiğli Belediyesi'nin borç haritası ve satış stratejisi
Çiğli Belediyesi, İzmir'in en hızlı büyüyen ilçelerinden biri olmasına rağmen son beş yıldır ciddi bir mali darboğazla karşı karşıya. Belediyenin resmi kayıtlarına göre, 2025 mali yılında personel giderleri bütçenin yüzde 42'sini oluştururken, SGK prim borçları ve vergi yükümlülükleri 300 milyon lira seviyesine ulaştı. Bu tablo, belediye yönetimini radikal kararlar almaya itti.
Satışa çıkarılan 4 taşınmazdan en dikkat çekeni, ilçenin merkezi konumundaki 12 bin metrekarelik ticari imarlı arsa. Muhammen bedeli 145 milyon lira olarak belirlenen bu taşınmaz, bölgedeki müteahhitlerin yoğun ilgisini çekiyor. İhale komisyonu, satış şartnamesinde 'peşin ödemeye yüzde 15 indirim' ve '6 aya varan taksit imkanı' gibi esneklikler sunarak alıcı havuzunu genişletmeyi hedefliyor.
Belediye meclisinde grubu bulunan AK Partili üyeler ise satışlara temkinli yaklaşıyor. AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Ali Özkan, 'Belediye varlıklarını satmak kolaycılıktır. Asıl mesele, israfı önlemek ve gelir yaratıcı projeler üretmektir. Bu satışların ilçe halkına nasıl bir fayda sağlayacağını görmek istiyoruz' diyerek muhalefet şerhi koydu.
Mali danışmanlardan uyarı: 'Sat-kurtul dönemi sürdürülebilir değil'
Kamu maliyesi uzmanı Prof. Dr. Ahmet Faruk Kılıçarslan, belediyelerin gayrimenkul satışlarına yönelmesini 'kısa vadeli bir pansuman' olarak değerlendiriyor. Kılıçarslan, 'Bir belediye eğer sürekli olarak taşınmaz satmak zorunda kalıyorsa, burada gelir-gider dengesinin ciddi biçimde bozulduğu anlamına gelir. 2026 yerel seçimleri öncesinde bu satışların halka iyi anlatılması ve elde edilen gelirin şeffaf biçimde borç kapatmaya gitmesi şart' dedi.
Öte yandan, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin de benzer bir yol izlediği biliniyor. Büyükşehir, 2025 yılında toplam 1,2 milyar lira değerinde taşınmaz satışı gerçekleştirmiş ve bu kaynağı ağırlıklı olarak dış borç servisinde kullanmıştı. Çiğli'nin de aralarında bulunduğu ilçe belediyeleri, büyükşehirden gelecek mali desteğin azalmasıyla kendi yağlarında kavrulmak zorunda kalıyor.
İzmir genelinde CHP'li belediyelerin mali krizi derinleşiyor
İzmir, Türkiye'nin en borçlu belediyelerine ev sahipliği yapıyor. Sayıştay'ın 2025 yılı raporuna göre, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin toplam borcu 35 milyar lirayı aşarken, ilçe belediyelerinin kümülatif borcu 18 milyar lira seviyesinde. Bu rakamlar, İzmir'i İstanbul ve Ankara'nın ardından en borçlu üçüncü büyükşehir konumuna taşıyor.
CHP'li belediyeler, borç krizinin temel nedenleri arasında hükümetin kaynak aktarımındaki adaletsizlikleri ve yüksek enflasyonun personel giderlerine etkisini gösteriyor. İzmir'deki 30 ilçe belediyesinin 23'ü CHP yönetiminde bulunuyor ve bu belediyelerin neredeyse tamamı son iki yılda en az bir kez taşınmaz satışına başvurdu. Bornova Belediyesi 2026 ocak ayında 5 taşınmazını 320 milyon liraya, Buca Belediyesi ise şubat ayında 3 arsasını 210 milyon liraya satışa çıkarmıştı.
Ancak satışlar her zaman planlandığı gibi gitmiyor. Geçen yıl Karşıyaka Belediyesi'nin satışa çıkardığı 2 taşınmaz, yeterli teklif gelmediği için 3 kez ihaleye çıkarılmak zorunda kalmıştı. Uzmanlar, piyasa koşullarının ve artan faiz oranlarının belediye ihalelerine olan talebi baskıladığını belirtiyor. Çiğli Belediyesi'nin de benzer bir talep sorunuyla karşılaşabileceği ifade ediliyor.
Gayrimenkul sektörüne yansımalar ve yatırımcı beklentileri
Çiğli'deki ihale, İzmir gayrimenkul piyasasında hareketlilik yarattı. Bölgede faaliyet gösteren emlak danışmanı Selim Yılmaz, 'Belediye ihaleleri genellikle piyasa fiyatının altında kapanır, ancak bu kez ticari imarlı arsaların konumu nedeniyle rekabetçi bir ihale bekliyoruz. Özellikle konut geliştiriciler ve AVM yatırımcıları bu ihaleye odaklanmış durumda' değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan, belediye taşınmazlarının satışı, kentteki arsa fiyatlarını da dolaylı olarak etkiliyor. İzmir Emlakçılar Odası verilerine göre, 2026'nın ilk çeyreğinde Çiğli'de arsa fiyatları yüzde 12 artış gösterdi. Bu artışta, belediye ihalelerinin yarattığı farkındalığın ve bölgeye olan yatırımcı ilgisinin etkili olduğu düşünülüyor.
Satış kararının siyasi boyutu ve kamuoyu yansımaları
Çiğli Belediyesi'nin taşınmaz satış kararı, yerel siyasette de hararetli tartışmalara yol açtı. İlçe sakinlerinden bir grup, belediye binası önünde toplanarak 'halkın malı satılamaz' pankartı açtı. Eylemciler adına konuşan mahalle muhtarı Ayşe Demir, 'Belediyemiz borç batağında olabilir, ancak çözüm kamu varlıklarını elden çıkarmak değil, daha verimli yönetim anlayışıdır. Satılan her arsa, gelecekteki hizmet alanlarımızın da kaybı anlamına geliyor' dedi.
Belediye yönetimi ise satışların zorunluluktan kaynaklandığını savunuyor. Başkan Yıldız, meclis toplantısında yaptığı konuşmada, 'Biz bu koltuklara halkımıza hizmet etmek için oturduk. Ancak mevcut borç yüküyle ne yazık ki yeni projeler üretemez hale geldik. Satıştan elde edeceğimiz gelirle öncelikle SGK ve vergi borçlarımızı kapatacağız, kalan kaynağı ise altyapı yatırımlarına aktaracağız' ifadelerini kullandı.
CHP Genel Merkezi'nin de İzmir'deki belediyelerin mali durumunu yakından takip ettiği öğrenildi. Parti kaynakları, 2026 yılı sonuna kadar İzmir'deki belediyelerin toplam borç stokunun 3 milyar lira azaltılmasının hedeflendiğini, bunun için de varlık satışlarının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Ancak bu stratejinin, 2028 yerel seçimleri öncesinde seçmen nezdinde nasıl karşılık bulacağı merak konusu.
Önümüzdeki dönem için olası senaryolar
Kamu yönetimi uzmanları, Çiğli ve benzeri belediyeler için üç temel senaryo öngörüyor. İlk senaryo, varlık satışlarının devam etmesi ve borçların kademeli olarak azaltılması. İkinci senaryo, merkezi hükümetin borç yapılandırma paketiyle belediyelere nefes aldırması. Üçüncü ve en karamsar senaryo ise, satışlara rağmen borcun artmaya devam etmesi ve belediyelerin hizmet iflası noktasına gelmesi.
15 Temmuz'daki ihale, sadece Çiğli Belediyesi için değil, İzmir genelindeki mali krizin seyri açısından da kritik bir gösterge olacak. İhalenin sonuçları, diğer ilçe belediyelerinin de benzer adımlar atıp atmayacağını belirleyebilir. Gözler şimdi, 291 milyon liralık bu büyük satışın kaderini belirleyecek ihale salonunda.
