Akışa DönHaberler

BM'de İsrail Temsilcisinden Skandal Sözler: 'Utanç Verici' Tepkisi

İsrail'in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon, cinsel şiddet suçlarının ele alındığı oturumda BM yetkilisi Vanessa Frazier'i hedef alan sözleriyle büyük tepki çekti. Danon'un çıkışı, Genel Kurul'da sert tartışmalara yol açtı.

7 dk okuma0 görüntüleme0 beğeniMefico News Editörü·
Aa
BM'de İsrail Temsilcisinden Skandal Sözler: 'Utanç Verici' Tepkisi

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda dün yaşananlar, diplomasi tarihine geçecek türdendi. İsrail'in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon, cinsel şiddet suçlarının masaya yatırıldığı kritik oturumda, BM Özel Temsilcisi Vanessa Frazier'i doğrudan hedef alan ifadeler kullandı. Danon'un sözleri salonda buz gibi bir hava estirirken, birçok ülke temsilcisi bu çıkışı 'skandal' olarak nitelendirdi.

Edinilen bilgilere göre Danon, Frazier'in raporuna atıfta bulunarak, 'Bu rapor, gerçekleri çarpıtan ve İsrail'i haksız yere suçlayan bir kara propaganda belgesidir' ifadelerini kullandı. İsrail temsilcisinin ses tonu ve seçtiği kelimeler, oturumun ciddiyetiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle anında itirazlara neden oldu. Özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerin temsilcileri, Danon'un üslubunun diplomatik nezaket sınırlarını aştığını vurguladı.

Danon'un Sözleri Neden Bu Kadar Tepki Çekti?

İsrail temsilcisinin açıklamaları, yalnızca sertliğiyle değil, aynı zamanda zamanlamasıyla da dikkat çekti. BM Güvenlik Konseyi'nin 7 Ekim 2023 saldırıları sonrası İsrail'de işlenen cinsel şiddet vakalarını kınayan kararının gölgesinde gerçekleşen oturumda, Danon'un BM yetkilisini hedef alması 'zehirli bir savunma refleksi' olarak yorumlandı. Diplomatik kaynaklar, bu tür bir çıkışın İsrail'in uluslararası arenadaki elini zayıflatabileceğini belirtiyor.

Danon, konuşmasında Frazier'in adını vermekten çekinmezken, BM yetkilisinin 'taraflı ve önyargılı' olduğunu iddia etti. Ancak bu suçlama, oturumda hazır bulunan bağımsız insan hakları gözlemcileri tarafından hızla yalanlandı. Gözlemciler, raporun titiz bir saha çalışmasına dayandığını ve mağdur ifadeleriyle desteklendiğini açıkladı. İsrail'in bu agresif tutumu, ülkenin daha önce BM İnsan Hakları Konseyi ile yaşadığı gerilimleri de akıllara getirdi.

Vanessa Frazier'den Ölçülü Yanıt

Sözlü saldırının hedefi olan BM Özel Temsilcisi Vanessa Frazier ise Danon'a sakin ama net bir yanıt verdi. Frazier, 'Görevim, siyasi baskılardan bağımsız olarak gerçekleri raporlamaktır. Hiçbir ülkenin temsilcisinin kişisel saldırıları, mağdurların sesini kısmayacaktır' dedi. Bu açıklama, salonda bulunan birçok diplomat tarafından ayakta alkışlandı.

Frazier'in ölçülü duruşu, Danon'un agresif tavrıyla keskin bir tezat oluşturdu. Diplomasi çevreleri, Frazier'in profesyonelliğinin İsrail temsilcisinin konumunu daha da zora soktuğunu değerlendirdi. BM Genel Sekreteri'nin ofisinden yapılan açıklamada ise 'BM personeline yönelik her türlü saygısız ifadeyi kınıyoruz' denilerek, kurumsal bir duruş sergilendi.

Uluslararası Tepkiler Çığ Gibi

Danon'un sözlerine ilk resmi kınama, Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi'nden geldi. Türk diplomat, 'Cinsel şiddet mağdurlarının acısını siyasileştirmek kabul edilemez. Bu üslup, insanlık onuruna yapılmış bir saygısızlıktır' ifadelerini kullandı. Türkiye'nin ardından İrlanda, İspanya ve Norveç temsilcileri de sert açıklamalarla İsrail'i kınadı. Öte yandan ABD temsilcisi, konuya ilişkin doğrudan yorum yapmaktan kaçındı.

Oturum sonrası basına konuşan ismi açıklanmayan bir Batılı diplomat, 'Bugün burada İsrail'in gerçek yüzünü gördük. Mağdurların haklarını savunmak yerine, kendini savunmaya çalışan bir ülke portresi çizildi' yorumunda bulundu. Bu sözler, İsrail'in BM nezdinde giderek yalnızlaştığı yönündeki analizleri güçlendirdi. Özellikle Avrupa başkentlerinden gelen tepkiler, İsrail hükümeti üzerindeki diplomatik baskının önümüzdeki günlerde artabileceğine işaret ediyor.

ABD'nin Sessizliği Dikkat Çekti

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi'nin oturumdaki sessizliği, uluslararası basında geniş yer buldu. Washington yönetiminin, geleneksel müttefiki İsrail'i açıkça savunmaktan kaçınması, iki ülke arasındaki ilişkilerin seyrine dair yeni soru işaretleri yarattı. Analistler, ABD'nin bu tutumunu, Biden yönetiminin insan hakları konusundaki hassasiyetine bağlarken, diğerleri bunu İsrail Başbakanı Netanyahu ile yaşanan siyasi gerginliğin bir yansıması olarak okuyor.

BM koridorlarında konuşulan bir diğer iddia ise Danon'un bu çıkışı önceden planladığı yönünde. İsrail basınında yer alan haberlere göre, İsrail Dışişleri Bakanlığı, son dönemde artan eleştirilere karşı 'en iyi savunma saldırıdır' stratejisini benimsemiş durumda. Ancak bu stratejinin ilk büyük sınavında ağır bir yara aldığı görülüyor.

Skandalın Perde Arkası: İsrail'in BM ile İmtihanı

Bu olay, İsrail ile Birleşmiş Milletler arasındaki uzun süreli gerginliğin yeni bir halkası olarak kayıtlara geçti. İsrail, özellikle Filistin topraklarındaki yerleşim politikaları ve Gazze'ye yönelik askeri operasyonları nedeniyle BM organlarında sık sık eleştirilerin odağında yer alıyor. Danon'un patlaması, bu birikmiş gerilimin bir dışavurumu olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan, cinsel şiddet konusunun bu kadar hassas olduğu bir dönemde yapılan bu çıkış, İsrail'in uluslararası kamuoyundaki imajına ciddi zarar verme potansiyeli taşıyor. İnsan hakları örgütleri, İsrail hükümetini mağdur odaklı bir yaklaşım benimsemeye ve işbirliğine davet ederken, Danon'un sözleri bu çağrıların ne kadar karşılıksız kaldığını gösterdi. BM Genel Kurulu'ndaki bu sert tartışma, önümüzdeki günlerde de diplomasi gündeminin üst sıralarında yer almaya devam edecek.

Sonraki Adımlar Ne Olacak?

Diplomatik kaynaklar, bazı üye devletlerin Danon'un sözlerini kınayan bir tasarıyı gündeme getirmeyi planladığını belirtiyor. Tasarının kabul edilmesi halinde, bu durum İsrail için sembolik bir kınama anlamına gelecek. Ancak asıl soru, bu diplomatik krizin sahadaki insani duruma nasıl yansıyacağı. BM yetkilileri, siyasi tartışmaların gölgesinde kalan mağdurlar için somut adımlar atılması gerektiğinin altını çiziyor.