Akışa DönHaberler

Batı Japonya'da sel alarmı: İki tropikal fırtına kapıda, milyonlar teyakkuzda

Mevsimsel yağış cephesinin üzerine iki ayrı tropikal fırtınanın eklenmesiyle Batı Japonya'da hayat durdu. Nehirler taştı, tahliye emirleri yayınlandı ve…

6 dk okuma0 görüntüleme0 beğeniMefico News Editörü·
Aa
Batı Japonya'da sel alarmı: İki tropikal fırtına kapıda, milyonlar teyakkuzda

TOKYO — Japonya'nın batı kesimleri, ülke genelinde sabitlenmiş mevsimsel yağış cephesiyle aynı anda bölgeye yaklaşan iki tropikal fırtınanın tetiklediği şiddetli sağanak yağışların pençesine düştü. Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), 29 Haziran 2026 itibarıyla Kyushu ve Şikoku adalarında metrekareye 24 saatte 400 milimetreyi aşan yağış kaydedildiğini ve bunun bazı bölgelerde tüm bir ayın yağış ortalamasına eşit olduğunu duyurdu.

Yetkililer, özellikle Fukuoka, Oita ve Ehime eyaletlerinde nehirlerin taşma riskine karşı en yüksek seviyede alarm verdi. Japonya'nın afet yönetim ajansı, 1,2 milyondan fazla kişiye tahliye tavsiyesi gönderildiğini açıklarken, bölgedeki demiryolu seferleri ve karayolu ulaşımı büyük ölçüde durma noktasına geldi. Başbakan Şigeru İşiba, kabine üyelerini acil toplantıya çağırarak 'can kaybını önlemek için tüm kaynakların seferber edileceğini' söyledi.

İkiz fırtına tehlikesi: Pasifik'ten gelen çifte darbe

Meteoroloji uzmanları, bu olağanüstü hava olayının temelinde üç faktörün birleştiğine dikkat çekiyor. İlki, Japonya üzerinde neredeyse bir haftadır kıpırdamayan mevsimsel yağış cephesi. İkincisi, Filipin Denizi üzerinde oluşarak kuzeye ilerleyen Maliksi ve Nalgae adlı iki tropikal fırtınanın bu cepheye muazzam miktarda nem taşıması. Tokyo Üniversitesi Atmosfer Bilimleri Enstitüsü'nden Profesör Hiroşi Takemura, 'Bu, atmosferik bir trafik sıkışıklığı. Yağış cephesi, iki fırtınanın nem yüklü bulutlarını adeta bir sünger gibi emiyor ve Japonya'nın üzerine sıkıyor' açıklamasını yaptı.

JMA verilerine göre Maliksi fırtınası, 30 Haziran sabahı saatlerinde Kyushu'nun güney kıyılarını vuracak. Nalgae ise onu 24 saat arayla takip ederek doğrudan Şikoku ve Honshu'nun batı kesimlerine yönelecek. Her iki fırtınanın da karaya ulaştığında hızının kesilmesi bekleniyor, ancak bu durum yağışın aynı bölgelere saatlerce hatta günlerce boşalması anlamına geliyor. Japon yetkililer, özellikle dağlık bölgelerde toprak kayması riskinin kritik seviyede olduğunu vurguluyor.

Kyushu'da kritik saatler: Tahliye merkezleri doldu

Japonya'nın güneybatısındaki Kyushu Adası, felaketin merkez üssü konumunda. Fukuoka kentinde Chikugo Nehri'nin su seviyesi, setlerin tepe noktasına sadece 50 santimetre kala alarm verdi. Belediye hoparlörlerinden sürekli tahliye anonsları yapılırken, okullar ve spor salonları geçici barınma merkezlerine dönüştürüldü. Kumamoto eyaletinde ise 2020'deki yıkıcı sel felaketinin izleri hâlâ tazeyken, halk bu kez çok daha hızlı tahliye oluyor. Yerel yönetim, '2020'deki acı tecrübe, bu kez erken uyarı sistemlerine uyumu artırdı' açıklamasını yaptı.

Japonya Kızılhaç Derneği, Kyushu genelinde 200'den fazla tahliye merkezinin faaliyete geçtiğini ve bölgeye 500 personel ile 50 acil yardım aracı sevk edildiğini bildirdi. Elektrik dağıtım şirketi Kyushu Electric Power, fırtına henüz tam olarak vurmamışken 80 bin hanenin elektriksiz kaldığını, bu sayının saatler içinde katlanarak artabileceğini duyurdu. Japonya Öz Savunma Kuvvetleri'ne bağlı birlikler, kurtarma botları ve helikopterlerle bölgeye intikal etti.

Uzmanlar uyarıyor: İklim değişikliğinin parmak izi belirginleşiyor

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ve Japonya Meteoroloji Ajansı'nın ortak ön değerlendirmesine göre, mevsimsel yağış cephesinin bu kadar uzun süre aynı bölgede sabit kalması, Pasifik Okyanusu'ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının mevsim normallerinin 2-3 derece üzerinde seyretmesiyle doğrudan bağlantılı. Kyoto Üniversitesi'nden iklim bilimci Dr. Yuki İmada, '2026 yılı itibarıyla Japonya'da saatlik 50 milimetrenin üzerindeki ekstrem yağış olaylarının sıklığı, 1980'lere kıyasla yüzde 70 arttı. Bu istatistik artık bir anomali değil, yeni normalin ta kendisi' ifadelerini kullandı.

Japonya hükümeti, 2025 yılında yayınladığı ulusal iklim adaptasyon planında sel ve toprak kayması riskine karşı 2 trilyon yenlik (yaklaşık 13 milyar dolar) bir altyapı yatırım paketi açıklamıştı. Ancak 2026'daki bu çifte fırtına olayı, mevcut önlemlerin bile yetersiz kalabileceğini gösteriyor. Tokyo merkezli düşünce kuruluşu Asya İklim Ağı, 'Japonya'nın nehir setleri ve drenaj sistemleri, artık 50 yıllık tekerrür periyotlarına göre değil, her yıl gerçekleşebilecek senaryolara göre yeniden tasarlanmalı' çağrısı yaptı.

Ekonomik fatura büyüyor: Sanayi ve tarım vuruldu

Batı Japonya, ülkenin otomotiv ve yarı iletken üretim üslerinden birine ev sahipliği yapıyor. Hiroşima ve Okayama'daki büyük fabrikalar, sel sularına karşı koruma bariyerleri kurarken, Toyota ve Mazda bazı üretim hatlarını geçici olarak durdurdu. Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (METI), tedarik zincirinde aksamalar yaşanabileceğini ve bunun özellikle küresel çip piyasasını etkileyebileceğini belirtti. 2026'nın ikinci çeyrek büyüme rakamlarına bu felaketin olumsuz yansıması bekleniyor.

Tarım sektörü ise daha ağır bir darbe aldı. Japonya'nın pirinç üretiminin önemli bir kısmını karşılayan Niigata ve çevresindeki çeltik tarlaları sular altında kaldı. Japonya Tarımsal İşbirliği Birliği (JA), 'Hasat mevsimine haftalar kala yaşanan bu felaket, pirinç fiyatlarında yüzde 15-20 oranında artışa yol açabilir' öngörüsünde bulundu. Aynı bölgede yetiştirilen şeftali ve üzüm bağları da büyük zarar gördü.

Japonya'nın afet kültürü: Hazırlıklı olmak hayat kurtarıyor

Japonya, dünyanın en gelişmiş afet yönetim sistemlerinden birine sahip olmasına rağmen, bu tür birleşik hava olayları en disiplinli toplumları bile sınıyor. Ülkede her yıl 1 Eylül'de düzenlenen Ulusal Afet Önleme Günü tatbikatları ve ilkokuldan itibaren verilen afet eğitimi, bu kez meyvesini veriyor. Yerel medyaya yansıyan görüntülerde, yaşlıların ve çocukların tahliye merkezlerine düzenli sıralar halinde götürüldüğü, herkesin acil durum çantasıyla hareket ettiği görülüyor.

Ancak uzmanlar, kırsal bölgelerdeki yaşlanan nüfusun tahliyesinin giderek zorlaştığına dikkat çekiyor. Japonya'nın kırsal kesimlerinde 65 yaş üstü nüfus oranı yüzde 35'i aşmış durumda. Şikoku Adası'ndaki küçük bir balıkçı kasabası olan Susaki'de, gönüllü itfaiye ekipleri yatağa bağımlı hastaları tek tek sedyelerle güvenli bölgelere taşıdı. Japonya Yaşlanma Araştırmaları Enstitüsü, '2026 itibarıyla afet planlamasında mobilite sorunu yaşayan yaşlı nüfus için özel protokoller şart' raporunu güncelledi.

Teknoloji imdada yetişiyor: Yapay zeka ve dronlar sahada

Japonya, afet yönetiminde teknolojiyi en etkin kullanan ülkelerin başında geliyor. JMA'nın süper bilgisayarları, yağış modellerini dakika hassasiyetiyle güncellerken, yapay zeka destekli erken uyarı sistemi sel riski taşıyan bölgeleri bina bazında tespit edebiliyor. 2026 yılında devreye alınan yeni nesil hava durumu uydusu Himawari-9, tropikal fırtınaların gelişimini uzaydan anlık olarak izliyor ve verileri yer istasyonlarına saniyeler içinde aktarıyor.

Sahada ise dronlar kritik rol üstleniyor. Japonya İçişleri ve İletişim Bakanlığı, sel sularıyla çevrili bölgelerde mahsur kalanları tespit etmek için termal kameralı 100'den fazla dronu görevlendirdi. Ayrıca, Japonya Uzay Ajansı JAXA'nın ALOS-4 uydusu, toprak kayması riski taşıyan yamaçlardaki milimetrik hareketleri radar interferometri ile ölçerek önceden uyarı sağlıyor. Bu teknolojik entegrasyon, can kaybını minimumda tutma stratejisinin omurgasını oluşturuyor.

Küresel yankılar: Asya-Pasifik'te zincirleme etki

Batı Japonya'daki aşırı hava olayı, Asya-Pasifik bölgesindeki diğer ülkeler için de uyarı niteliği taşıyor. Filipinler ve Tayvan, Maliksi ve Nalgae fırtınalarının oluşum aşamasında dolaylı etkilenirken, Güney Kore Meteoroloji İdaresi kendi güney kıyıları için önümüzdeki 72 saat içinde şiddetli yağış uyarısı yayınladı. Asya Kalkınma Bankası'nın 2026 İklim Direnci Raporu, Asya-Pasifik'te iklim kaynaklı afetlerin ekonomik maliyetinin yıllık 150 milyar doları aştığını ve bu rakamın her on yılda ikiye katlandığını ortaya koyuyor.

Birleşmiş Milletler Afet Riskini Azaltma Ofisi (UNDRR) ise Japonya'daki durumu yakından izliyor. Ofisin 2025'te yayımladığı Küresel Değerlendirme Raporu'nda, 'çoklu tehlike senaryolarına' karşı ülkelerin hazırlıksız olduğu uyarısı yapılmıştı. Japonya'da şu an yaşanan tam da bu: mevsimsel yağış, tropikal fırtınalar ve toprak kayması riskinin aynı anda ve aynı bölgede birleşmesi. UNDRR Asya-Pasifik Direktörü Marco Toscano-Rivalta, 'Japonya'nın deneyimi, tüm kıyı ülkeleri için bir ders niteliğinde. Artık tek bir afete değil, aynı anda birden fazla tehdide hazırlıklı olmalıyız' değerlendirmesinde bulundu.

2026 yılı itibarıyla Japonya'nın bu çifte fırtına sınavı, iklim adaptasyonu ve afet yönetimi konularında küresel tartışmaların merkezine oturmuş durumda. Tahliye edilen milyonlar, hasar gören altyapı ve durma noktasına gelen ekonomik faaliyetler, doğanın öfkesinin en somut göstergesi olarak kayıtlara geçiyor. Meteoroloji yetkilileri, yağışların 2 Temmuz'a kadar aralıklarla devam edeceğini ve asıl riskin fırtınalar geçtikten sonra bile toprağın suya doygun kalması nedeniyle sürebileceğini belirtiyor. Japonya için kritik 72 saat başlamış durumda.

⚙️ Bu içerik yapay zeka asistanı tarafından hazırlanmış ve Mefico News editörü tarafından denetlenmiştir.

Batı Japonya'da sel alarmı: İki tropikal fırtına kapıda, milyonlar teyakkuzda | Mefico News