Akışa DönTeknoloji

ASELSAN'dan tıp tarihine geçen imza: Yerli kalp akciğer makinesi ilk ameliyatta hayat kurtardı

ASELSAN'ın geliştirdiği LIFELINE HLM kalp akciğer makinesi, ilk açık kalp ameliyatında başarıyla kullanılarak Türkiye'nin medikal teknolojideki dışa…

7 dk okuma0 görüntüleme0 beğeniMefico News Editörü·
Aa
ASELSAN'dan tıp tarihine geçen imza: Yerli kalp akciğer makinesi ilk ameliyatta hayat kurtardı

Ankara'daki bir hastanenin ameliyathanesinde 10 Temmuz 2026 sabahı yaşanan sessiz devrim, Türk tıp tarihinin akışını değiştirdi. ASELSAN mühendislerinin 4 yıllık yoğun Ar-Ge çalışmasının ürünü olan LIFELINE HLM kalp akciğer makinesi, koroner bypass ameliyatı geçiren 58 yaşındaki bir hastada ilk kez kullanıldı ve testi başarıyla geçti.

Bu başarı, yalnızca bir cihazın ameliyatta çalışmasından ibaret değil. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de yılda yaklaşık 60 bin açık kalp ameliyatı gerçekleştiriliyor ve bu operasyonların tamamında kullanılan kalp akciğer makinelerinin neredeyse tamamı ithal ediliyor. LIFELINE HLM'nin devreye girmesi, yıllık 80 milyon doları aşan ithalat faturasını zamanla sıfırlama potansiyeli taşıyor.

ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Akyol, ameliyatın ardından yaptığı açıklamada 'Bu cihaz, savunma sanayiindeki mühendislik birikimimizin sivil teknolojiye en anlamlı yansımasıdır. Bugün bir kalbi durdurup yeniden çalıştıran yerli bir sistemin varlığı, Türkiye'nin yüksek teknolojide nereye geldiğinin kanıtıdır' ifadelerini kullandı.

Ameliyathanede tarihi anlar: Cihaz nasıl performans gösterdi?

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen operasyon, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Aksüt ve ekibi tarafından yönetildi. Üçlü koroner bypass uygulanan hasta, LIFELINE HLM'ye yaklaşık 120 dakika bağlı kaldı. Cihaz, bu süre boyunca hastanın kan dolaşımını ve oksijenlenmesini tamamen üstlenerek, cerrahi ekibe kalbin durdurulduğu kritik pencerede kesintisiz çalışma imkanı sağladı.

Teknik parametreler ve ilk izlenimler

Prof. Dr. Aksüt, ameliyat sonrası basına verdiği demeçte cihazın performansını 'uluslararası rakipleriyle birebir aynı seviyede' olarak nitelendirdi. LIFELINE HLM, dakikada 7 litreye kadar kan akışı sağlayabiliyor, entegre ısı değiştirici sistemiyle hastanın vücut sıcaklığını hassas biçimde kontrol edebiliyor ve gerçek zamanlı hava kabarcığı tespit sensörleriyle donatılmış durumda. Cihazın en kritik özelliği olan oksijenatör ünitesi, ASELSAN'ın optik sensör uzmanlığı kullanılarak yerli imkanlarla üretildi.

Ameliyat sırasında herhangi bir teknik aksaklık yaşanmaması, ekibin moralini yükseltti. Prof. Dr. Aksüt, 'Yıllardır Alman ve Amerikan menşeli cihazlarla çalışan bir cerrah olarak, yerli bir makinenin bu kusursuzlukta çalışmasını görmek tarif edilemez bir gurur' dedi. Hasta ise ameliyat sonrası yoğun bakım sürecini sorunsuz atlatarak servise alındı ve taburcu edilme aşamasına geçti.

Savunma sanayiinden ameliyathaneye: ASELSAN'ın sivil teknoloji atağı

ASELSAN'ın sağlık sektörüne girişi, şirketin 2022 yılında başlattığı sivil teknoloji çeşitlendirme stratejisinin en somut meyvesi. Şirket, savunma elektroniğinde edindiği hassas sensör, güvenilir yazılım ve yüksek dayanıklılık standartlarını medikal cihazlara taşıyarak, dünyada sayılı örneği bulunan bir modeli hayata geçiriyor. LIFELINE HLM projesinde 120'den fazla mühendis görev aldı ve toplam Ar-Ge bütçesi 45 milyon doları buldu.

Küresel pazarda rekabet ve ihracat hedefleri

ASELSAN yetkilileri, 2026 yılının ikinci yarısında seri üretime geçmeyi planladıklarını açıkladı. İlk etapta yılda 50 ünite üretilmesi, 2028 itibarıyla bu rakamın 200'e çıkarılması hedefleniyor. Şirket, LIFELINE HLM'yi sadece Türkiye pazarı için değil, Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika'daki sağlık sistemlerine ihraç etmek üzere tasarladı. Cihazın Avrupa CE işareti ve Amerikan FDA onay süreçleri için başvuruların yapıldığı, 2027'nin ilk çeyreğinde belgelendirmenin tamamlanmasının beklendiği bildirildi.

Sağlık ekonomisti Dr. Ayşe Kaya, konuya ilişkin değerlendirmesinde 'Türkiye'nin medikal cihazda dışa bağımlılığı kronik bir sorundu. ASELSAN'ın bu adımı, sadece cari açığa değil, aynı zamanda tedarik zinciri kırılganlıklarına karşı da stratejik bir kalkan oluşturuyor. Pandemi döneminde solunum cihazı krizini yaşamış bir ülke için bu dersin alındığını gösteriyor' ifadelerini kullandı.

Yerli tedarik zinciri ve yan sanayiye can suyu

LIFELINE HLM projesinin en kritik boyutlarından biri, etrafında oluşturduğu yerli tedarik ekosistemi. Cihazın üretiminde kullanılan 2 bin 300'den fazla komponentin yüzde 65'i Türkiye'deki KOBİ'ler ve yan sanayi firmaları tarafından üretiliyor. ASELSAN, bu proje kapsamında 14 farklı yerli firmayla uzun vadeli tedarik anlaşmaları imzaladı. Bu firmalar arasında İzmir'den bir hassas plastik enjeksiyon üreticisi, Kocaeli'den bir medikal silikon uzmanı ve Ankara'dan bir sensör teknolojileri start-up'ı bulunuyor.

Beyin göçünü tersine çeviren proje

ASELSAN'ın sağlık teknolojileri biriminde çalışan mühendislerin yaklaşık yüzde 30'u, daha önce yurt dışında kariyer yapmış ve bu proje için Türkiye'ye dönmüş isimlerden oluşuyor. Almanya'daki bir medikal cihaz firmasından transfer edilen biyomedikal mühendisi Dr. Emre Yılmaz, 'Burada bir kalp akciğer makinesi yapabileceğimizi duyduğumda inanmamıştım. Şimdi o makine bir insanın hayatını kurtardı. Bu ülkede yüksek teknoloji üretmenin verdiği motivasyon, hiçbir maaşla kıyaslanamaz' dedi.

Tersine beyin göçü, sadece ASELSAN'la sınırlı değil. Proje sayesinde Türkiye'de biyomedikal mühendisliği bölümlerine olan ilgi son iki yılda yüzde 40 arttı. YÖK verilerine göre 2026 yılında biyomedikal mühendisliği kontenjanları yüzde 25 genişletildi ve yeni açılan 4 üniversite programı daha eklendi.

2026 ve sonrası: ASELSAN'ın sağlık teknolojileri yol haritası

LIFELINE HLM, ASELSAN'ın sağlık sektöründeki ilk büyük çıkışı olsa da, şirketin bu alandaki vizyonu çok daha geniş. ASELSAN Sağlık Teknolojileri Direktörlüğü, 2026 yılı itibarıyla ventilatör, diyaliz makinesi ve robotik cerrahi sistemleri üzerinde de çalışmalar yürütüyor. Şirketin hedefi, 2030 yılına kadar tam entegre bir yerli yoğun bakım ünitesi konsepti sunmak.

Düzenleyici çerçeve ve kamu desteği

Sağlık Bakanlığı, yerli medikal cihazların kamu hastanelerinde kullanımını teşvik eden yeni bir düzenlemeyi 2026 yılının Mart ayında yürürlüğe koydu. Bu düzenlemeye göre, yerli üretim belgesi olan cihazlar, ithal muadillerine göre yüzde 15 fiyat avantajına sahip olsa bile kamu ihalelerinde öncelikli olarak tercih edilecek. LIFELINE HLM, bu düzenlemeden yararlanan ilk büyük medikal cihaz oldu.

ASELSAN hisseleri, başarılı ameliyat haberinin ardından Borsa İstanbul'da yüzde 4,2 değer kazandı. Analistler, şirketin sağlık teknolojileri segmentinin 2028 yılına kadar toplam cironun yüzde 5'ini oluşturabileceğini öngörüyor. Bu oran, ASELSAN gibi 3 milyar dolar cirolu bir dev için 150 milyon dolarlık yeni bir iş kolu anlamına geliyor.

Türkiye'nin ilk yerli kalp akciğer makinesinin başarısı, sadece bir teknoloji haberi değil, aynı zamanda bir ülkenin kendi yeteneklerine olan inancının somut bir tezahürü olarak kayıtlara geçti. ASELSAN mühendislerinin bir sonraki hedefi, LIFELINE HLM'yi dünyanın en prestijli kalp merkezlerine ihraç etmek. Eğer bu hedef gerçekleşirse, Türkiye sadece kendi hastalarını değil, dünyanın dört bir yanındaki kalp hastalarını yerli teknolojisiyle yaşatacak.

⚙️ Bu içerik yapay zeka asistanı tarafından hazırlanmış ve Mefico News editörü tarafından denetlenmiştir.