Akışa DönTeknoloji

Ankara Zirvesi'nde F-35 restleşmesi: Erdoğan'dan NATO'ya 'olumlu karar' mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki kritik zirvenin ilk gününde F-35 savaş uçakları için NATO'dan olumlu bir karar beklediklerini açıkladı. Türkiye-ABD savunma…

7 dk okuma0 görüntüleme0 beğeniMefico News Editörü·
Aa
Ankara Zirvesi'nde F-35 restleşmesi: Erdoğan'dan NATO'ya 'olumlu karar' mesajı

Toplantı salonuna girerken yüzünde belirgin bir tebessüm vardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen Türkiye-ABD savunma zirvesinin hemen başında, yıllardır diplomatik krizlerin merkezinde yer alan F-35 programına geri dönüş sinyali verdi. 'NATO zirvesinden olumlu bir karar çıkmasını bekliyoruz' sözleri, sadece başkentteki değil, Washington ve Brüksel'deki koridorlarda da yankı buldu.

Ankara kulislerinde F-35 beklentisi: 'Artık zamanı geldi'

Masaya geri dönüşün anatomisi

Erdoğan'ın açıklamaları, Türkiye'nin 2019 yılında S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle programdan çıkarılmasından bu yana yaşanan en somut ilerleme işareti olarak kayıtlara geçti. Zirvenin ilk gününde konuşan Erdoğan, 'Müttefiklik hukukuna yakışır bir adım bekliyoruz. Bugüne kadar ödediğimiz 1.4 milyar dolarlık bedelin karşılığını almalıyız' ifadelerini kullandı. Bu çıkış, Türkiye'nin F-35 programındaki 5'inci seviye ortaklık statüsünü hatırlatması açısından kritik önem taşıyor.

Ankara'daki diplomatik kaynaklar, görüşmelerde sadece uçak tedarikinin değil, Türkiye'nin parça üretim zincirine yeniden dahil edilmesinin de konuşulduğunu belirtiyor. Türk savunma sanayii devleri, F-35'in gövde ve motor bileşenlerinin yüzde 6 ila 8'ini üretiyordu. Bu üretim hattının İtalya'daki alternatif tedarikçilere kayması, hem maliyetleri artırmış hem de teslimat takviminde aksamalara yol açmıştı. 2026 yılı itibarıyla, özellikle Polonya ve Yunanistan'a yapılacak F-35 teslimatlarındaki gecikmeler, Türkiye'nin zincire dönüşünü Batılı müttefikler açısından da cazip hale getiriyor.

Savunma hattında yeni dönem: NATO'nun güney kanadı güçleniyor

Karadeniz ve Doğu Akdeniz denklemleri

Zirve, yalnızca ikili ilişkileri değil, NATO'nun güney kanadındaki stratejik dengeyi de doğrudan ilgilendiriyor. Rusya-Ukrayna savaşının üçüncü yılına girdiği 2026'da, Karadeniz'deki güvenlik mimarisi çatırdıyor. Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni titizlikle uygulaması ve Ukrayna tahıl koridorundaki arabulucu rolü, Ankara'yı ittifak için vazgeçilmez bir aktör konumuna taşıdı. Erdoğan'ın F-35 çıkışı, bu jeopolitik ağırlığın savunma sanayii işbirliğine tahvil edilmesi olarak okunuyor.

Doğu Akdeniz'deki doğalgaz arama faaliyetleri ve Yunanistan ile yaşanan Ege gerilimi de masadaki başlıklar arasındaydı. ABD'li yetkililer, Yunanistan'ın F-35 tedarik süreci ile Türkiye'nin filo modernizasyonu arasında bir denge gözetilmesi gerektiğini uzun süredir savunuyor. 2025 yılında Atina'ya ilk F-35'lerin teslim edilmesi Ankara'da rahatsızlık yaratmıştı. Şimdi ise Türkiye, hem F-16 Block 70 modernizasyon kitleri hem de yeni nesil F-35'lerle hava kuvvetlerini üç koldan yenilemeyi hedefliyor. Bu paketin toplam maliyetinin 23 milyar doları bulabileceği konuşuluyor.

S-400 gölgesinde diplomasi: CAATSA yaptırımları ve çıkış yolu

Trump yönetimi ile yeni sayfa

F-35 iadesinin önündeki en büyük engel, ABD'nin Hasımlarına Yaptırımlarla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında Türkiye'ye uyguladığı yaptırımlar. 2020 yılında devreye giren bu yaptırımlar, Savunma Sanayii Başkanlığı'na ve üst düzey yetkililere vize kısıtlamaları ve ihracat lisansı iptalleri getirmişti. Ancak 2025'te göreve gelen Trump yönetimiyle birlikte, Kongre'ye sunulan bir muafiyet paketi tartışılmaya başlandı. Erdoğan'ın 'olumlu karar' vurgusu, tam da bu yasal sürecin son aşamasına işaret ediyor.

Türkiye'nin S-400 sistemleri konusundaki tutumu ise değişmedi. Cumhurbaşkanlığı kaynakları, 'Türkiye'nin egemenlik haklarından taviz vermeyeceğini, S-400'lerin NATO sistemlerine entegre edilmeden muhafaza edileceğini' yineliyor. Bu noktada, 2022'de gündeme gelen ancak rafa kalkan 'Girit modeli' (sistemlerin ABD gözetiminde bir üsse konuşlandırılması) yeniden canlandırılmış görünüyor. İddialara göre, sistemlerin İncirlik Üssü'nde, NATO radar ağına bağlanmadan konuşlandırılması seçeneği masada. Bu formül, hem Washington'daki şahinleri hem de Ankara'daki milli güvenlik bürokrasisini tatmin edebilir.

Milyar dolarlık hesap: Türk savunma sanayiinde yerli üretim atağı

KAAN ve KIZILELMA faktörü

F-35 tartışmaları sürerken, Türkiye kendi 5'inci nesil savaş uçağı KAAN'ın seri üretimine hazırlanıyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tesislerinde yürütülen proje, 2028 yılında ilk teslimatı hedefliyor. Savunma analistleri, F-35 tedarikinin KAAN projesini baltalamayacağını, aksine teknoloji transferi ve üretim tecrübesi açısından tamamlayıcı olacağını belirtiyor. Baykar'ın geliştirdiği insansız savaş uçağı KIZILELMA ise halihazırda gövde gösterisine başlamış durumda. 2026'nın ilk çeyreğinde gerçekleştirilen mühimmatlı test atışları, Türkiye'nin insansız hava harp doktrininde çığır açtı.

Ekonomik boyut da en az stratejik boyut kadar kritik. Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatı, 2025 yılında 7.2 milyar dolar ile rekor kırdı. F-35 tedarik zincirine dönüş, bu rakamı 2027'de 10 milyar dolar seviyesine taşıyabilir. Özellikle ASELSAN ve ROKETSAN gibi şirketlerin geliştirdiği akıllı mühimmatların F-35 platformuna entegrasyonu, Türk firmalarına küresel pazarda yeni kapılar aralayacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri, savunma sanayiindeki bu ivmenin cari açığı dengelemeye katkı sunacağını ve teknoloji yoğun ihracatı artıracağını vurguluyor.

Zirvenin ikinci günü: NATO Genel Sekreteri devrede

Genişleyen ittifak ve Türkiye'nin rolü

Zirvenin ikinci gününde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin de Ankara'ya gelmesi bekleniyor. Rutte'nin, İsveç ve Finlandiya'nın katılımıyla genişleyen ittifakın yeni kuvvet yapılanması hakkında Türkiye'ye bir brifing vereceği öğrenildi. Türkiye, özellikle NATO'nun Karadeniz'deki deniz varlığının artırılması ve Romanya'daki çok uluslu tugayın komuta yapısında söz sahibi olmak istiyor. Erdoğan'ın F-35 çıkışını bu pazarlık sürecinin bir parçası olarak zamanladığı yorumları yapılıyor.

ABD tarafı ise Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri varlığını, PKK/YPG ile mücadelede işbirliğini ve İsrail-Filistin geriliminde Ankara'nın arabuluculuk potansiyelini masaya getirdi. Pentagon yetkilileri, 'Türkiye'nin bölgesel istikrardaki rolü, savunma işbirliğimizin derinleştirilmesini zorunlu kılıyor' mesajını verdi. Zirvenin sonuç bildirisinde, F-35 konusunda somut bir takvim açıklanması beklenmiyor; ancak 'ortak üretim ve teknoloji transferi mekanizmalarının gözden geçirileceği' ifadesinin yer alması kuvvetle muhtemel. Ankara'daki hava ise temkinli bir iyimserlik taşıyor.

⚙️ Bu içerik yapay zeka asistanı tarafından hazırlanmış ve Mefico News editörü tarafından denetlenmiştir.