Türkiye’nin 81 ilinde hazırlanacak Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları için uygulama takvimi ve kurumsal yapı netleşti. İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından duyurulan düzenleme, her ilde iklim risklerinin, sera gazı kaynaklarının ve uygulanacak azaltım ile uyum adımlarının ortak bir yöntemle belirlenmesini öngörüyor. İlk plan dönemi 2028-2032 yıllarını kapsayacak ve planların 31 Aralık 2027’ye kadar il düzeyindeki koordinasyon kurullarınca karara bağlanması gerekiyor.
Her ilde koordinasyon kurulu kurulacak
Yönetmeliğe göre 81 ilde İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu oluşturulacak. Kurulların başkanlığını valiler yürütecek. Büyükşehirlerde plan hazırlama sürecinde büyükşehir belediyeleri, diğer illerde il belediyesi ve il özel idaresi görev alacak. Merkezi idarenin taşra birimleri, yerel yönetimler, meslek kuruluşları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum temsilcileri de çalışmalara katılabilecek. Böylece yerel iklim politikalarının tek bir kurumun çalışması olmaktan çıkarılıp çok paydaşlı bir yapıda yürütülmesi amaçlanıyor.
Kurumsal yapılanmanın 2026 yılı içinde tamamlanması, ekiplerin oluşturulması ve gerekli verilerin hazırlanması planlanıyor. 2027’de ise her il için sera gazı emisyon envanteri ile iklim etkilenebilirlik ve risk analizlerinin hazırlanması bekleniyor. Bu çalışmaların ardından hedefler, sorumlu kurumlar, uygulama takvimi, bütçe ve muhtemel finansman kaynakları belirlenecek.
Planlar hangi alanları kapsayacak?
Yerel planlar yalnızca emisyon azaltımından oluşmayacak. Yönetmelik, iklim değişikliğine uyum ile sera gazı azaltımını birlikte ele alıyor. İller kendi coğrafi, ekolojik, demografik ve ekonomik koşullarına göre riskleri değerlendirecek. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, düşük karbonlu ulaşım, atık yönetimi, su kullanımı ve iklimle bağlantılı afet riskleri planlarda ele alınabilecek başlıklar arasında bulunuyor.
Her eylem için sorumlu kurum, zaman çizelgesi, maliyet, finansman seçeneği ve performans göstergesi tanımlanması öngörülüyor. Bu yaklaşım, hedeflerin yalnızca genel ifadeler halinde kalmamasını; ölçülebilir ve izlenebilir uygulamalara dönüşmesini amaçlıyor. İller arasında karşılaştırılabilir veri üretilmesi de düzenlemenin temel hedeflerinden biri.
Yıllık izleme ve beş yıllık güncelleme
Planların uygulanması yıllık olarak izlenecek. İl koordinasyon kurulları, gecikmeleri veya hedeflerden sapmaları değerlendirecek ve sorumlu kurumlara gerekli önlemler için yönlendirme yapabilecek. Yıllık değerlendirme raporlarının belirlenen elektronik sisteme girilmesi ve kamuoyuyla paylaşılması öngörülüyor. Planlar beş yılda bir güncellenecek; böylece yeni veriler, değişen iklim riskleri ve uygulama sonuçları sonraki döneme aktarılabilecek.
İlk plan döngüsünün 2028-2032 dönemini kapsaması, hazırlık için yaklaşık bir buçuk yıllık bir veri ve koordinasyon süreci bırakıyor. Düzenleme, halihazırda yerel iklim planı bulunan illerin çalışmalarını da ortak teknik çerçeveye uyarlamasını gerektiriyor. İklim Değişikliği Başkanlığı ise teknik kılavuzları hazırlamak, karar destek araçlarını geliştirmek ve elektronik sistemi işletmekle görevli olacak.
Enerji ve emisyon açısından anlamı
Uygulamanın enerji tarafındaki etkisi, her ilin tüketim yapısı ve emisyon kaynaklarının ayrı ayrı görünür hale gelmesiyle ortaya çıkacak. Sanayi yoğun bir il ile tarım veya turizm ağırlıklı bir ilin aynı önceliklere sahip olması beklenmiyor. Bu nedenle yerel envanterler, enerji verimliliği yatırımlarının ve yenilenebilir enerji projelerinin hangi alanlarda önceliklendirileceğini belirlemek için temel veri sağlayacak.
Düzenleme tek başına belirli bir emisyon azalmasını garanti etmiyor; sonuç, hazırlanan projelerin finansmanı ve uygulanmasına bağlı olacak. Bununla birlikte ortak yöntem, açık takvim ve yıllık izleme mekanizması, ilerlemenin ölçülmesi için ulusal ölçekte standart bir çerçeve oluşturuyor. İlk önemli eşik, il kurullarının oluşturulması; sonraki kritik tarih ise planların 31 Aralık 2027’ye kadar onaylanması olacak.
Planların kamuya açık şekilde izlenmesi, hedeflerle gerçekleşmeler arasındaki farkın görülebilmesini sağlayacak. Ancak düzenlemenin etkisi, yerel verilerin kalitesi, kurumlar arası koordinasyon ve projelerin bütçelendirilmesi gibi uygulama adımlarıyla ölçülebilecek.
